16 Mayıs 2009 Cumartesi

KARACAOVA MÜBADİLLERİ HAKKINDA TEZ

SAGE YAYINCILIKTAN ÇIKAN KİTABIMI ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYARAK BİRİNCİ KİTABIMI OKUYABİLİRSİNİZ
https://drive.google.com/…/0B2LNc7HLdkZLYkpfM0JlU3pKV…/edit…

karacaova-SAGE YAYINCILIKTAN ÇIKAN KİTABIMI ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYARAK İKİNCİ KİTABIMI OKUYABİLİRSİNİZ
Karacaova ve Göstelup Köyü.docx -





SELANİK KARACAABAD/KARACAOVA BÖLGESİ 1831-1904 NÜFUS DEFTERLERİ



KARACAOVA-KARACAABAD-SELANİK
Karacaova bölgesine Türklerin yerleşimi iki dönemlidir
Birinci yerleşim Bizans dönemi 1100 yılları itibari ile  orta asyadan gelen Türkler aileleri ile yerleşimi
İkinci yerleşim Osmanlı dönemi 1385 yılları itibari ile Yörükler görevli veya gönüllü gelen memur ve asker aileler
KARACAOVA BÖLGESİ HAKKINDA BİLGİLER-OSMANLI DÖNEMİ
Yunanistan’ın kuzeyinde Makedonya bölgesinde yer alan Karacaova kaymakçalan dağları arasında kalan ovalık bölgedir.
Osmanlı döneminde selanik sancağına bağlı
Karaca paşa tarafından alındığı için bu bölgeye karacaova, bu bölgeden gelen mübadillere de Karacaovalı demişlerdir.
Karacaova (Vodina) bölgesi Osmanlı İmparatorluğu zamanında ilk kez Gazi Evrenoz paşa tarafından 1385 yılında alınmış ve daha sonra kaybedilmiştir. 
Tekrar II. Murat zamanında 1430 yılında kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır (1).
Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli de yaptığı fetihler sonrası Anadolu’nun değişik yörelerinden getirdiği Türkleri bu bölgelere yerleştirdiği birçok tarihi kaynakta anlatılmaktadır(2).
Osmanlı tarihi ile ilgili yazılmış olan bir eserde Selanik vilayetinin 2. Kez fethinden sonra Yenice-i Vardar da bulunan Türklerin bir kısmının bu bölgeye aktarıldığı belirtilmektedir (1).
Karacaova bölgesinden gelen halk Türkçe’nin yanı sıra bölgenin ortak dili Makedonca dili de konuşmaktaydı.
Öte yandan karacaova da yaşayan halkın bir kısmı ipek kozası üretimi, ipek üretimi ve dokuma tezgâhlarında değişik kumaşlar üretimi ile de uğraşmakta idi . Bunların yanı sıra halkın gereksinimlerine cevap veren ayakkabı tamircisi, kasap, fırıncı, usta, kahveci gibi mesleklerle uğraşan kişiler de vardı. 
karacaova da yaşayan büyüklerimizin Müslümanlık konusunda dini bilgilerinin de oldukça iyi olduğu  gelenler içinde Hafız, molla ve imam gibi dini lakaplar taşıyan insanların fazla olmasından anlaşılmaktadır.
Hem kadın hem de erkeklerde Hafız lakabı taşıyan birçok kişi, ve- sadece erkeklerde Molla ve imam olarak adlandırılan kişiler bulunmakta ve bu kişilerin dini bilgilerinin oldukça iyi olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca okullarda eğitim almış kişilerde bulunmaktaydı örnek (kadı gibi) 
Mübadele ile gelen atalarımıza sadece yaşayacakları bir ev, ekip biçecekleri bayır ve tarlalar sınırlı ölçüde verilmiştir.
Hiç kimse Selanik’te bıraktığı yerler kadar mal sahibi olamamıştır. Gelen 1.nci kuşak mübadiller her zaman Rumeli’yi özlemişler ve bir gün oralara geri gideceklerinin hayalini kurmuşlardır.
Selanik karacaova’da iken daha iyi yaşam koşulları ve daha iyi eğitim düzeyine sahip olan atalarımız, mübadele sonrası yaşanan  sorunlarla uğraşmak zorunda kalmışlar ve başarılı sonuca ulaşmışlardır
1nci kuşak mübadiller türkiyede evlatlarının eğitimine önem vermişlerdir dönemine göre üniversite mezunu türkiyenin yüzde ortalamasından yüksektir 
KAYNAKLAR 1. Cezar M. Sertoğlu M. 1958. Mufassal Osmanlı Tarihi cilt 1 ve cilt 2 2. Hallaçoğlu Y. 2010. 'Anadolu'dan Balkanlara Yörük Türkmen Kültürü' Bal-Göç ve Dağ-Der konferansı 3. Yazıcı H. 2007. Osmanlı arşivlerinin incelenmesi 
SELANİK SANCAĞINA BAĞLI KARACAOVA-VODİNA-YENİCE VARDAR- NAHİYELERİN BİRLEŞMESİYLE KARACAABAD KAZASI KURULDU-
OSMANLI DÖNEMİNDE BU BÖLGEDEN YETİŞEN TARİHTE İZ BIRAKAN ÜNLÜLER
zübeyde hanım ( 1857 )- atatürkün annesi 
Barbaros Hayreddin Paşa, Osmanlı tarihinin ünlü denizcilerinden, kaptan-ı derya 
Barbaros Hayreddin Paşanın, babası Yakup Ağa, bir Osmanlı Türk sipahisiydi
Barbaros Hayreddin Paşanın-kardeşleri-oruç reis-ilyas reis
Hayali asıl ismi Mehmed'tir.edebiyatı şairinin mahlası. Eserleri zengin bir hayal gücüyle yazılmış, ince ve duyarlı bir üsluba sahiptir
ahmet kadiri - osmanlı şairi- dogum tarihi bilinmiyor 
Dr. Yusuf Vardar 1921 - Tübitak Bilim Ödülünü alan İlk botanikçi 
hakkı yeten -( baba hakkı- 1910 ) beşiktaşlı futbolcu 
muharrem hürrem erman -( 1913 ) erman filimcilik türk sinaması
KARACAOVADAN GELEN AİLELERİN MESLEKLERİ
imam 17
yazıcı 23
molla 339
hafız 149
hoca 110
öğretmen 7
müderris 5
kadı 1
tüccar 40
ipekçi 634
kozacı 526
çiftçi 5871
bakkal 30
kahveci 18
fırın 3
berber 11
kuaför 1
terzi 4
usta 11
kunduracı 10
tütüncü 7
kalfa 2
pehlivan 35
KARACAOVADAN MÜBADELEDE GELEN AİLELERİN KÖY NÜFUSLARİ HANE OLARAK
GUSTULÜP-489
FUŞTAN-592
KOZİŞAN-315
karalat-243
manastırcık-119
ıslatana-266
bizova-198
notya-781
karadere-98
podrum-117
ustrovine-105
çerneş-178
lofçova-1
trestenik-377
toromanlı-10
gabarişte-183
süren-418
sepiska-343
nohor-226
pirbodişte-297
drağman-383
Nüviye -1
kapenyan-468

KARACAOVA BÖLGESİ HAKKINDA BİLGİLER OSMANLI DÖNEMİ ÖNCESİ
Karacaova-karacaabad bölgesine  Türklerin ilk yerleşimi 1100 yıllarında orta asyadan gelenler Bizans döneminde aileleri ile yerleştirildi

KAYNAK BİLGİLER

1- ANNA KOMNENA- ( 1083-1153) BİZANSLI TARİHÇİ BİZANS İMPARATORUN KIZI
2- JOHN ZONARAS  - YUNANLI 12 NCİ YÜZYILDA YAŞAMIŞ BİZANSLI VAKANÜVİS VE DİN ADAMI
3 -LAONİKOS CHALKOKONDYLES- ( 1423-1490) BİZANS TARİHÇİSİ
4- MÜNECCİMBAŞI AHMET DEDE- ( SELANİK-1631-MEKKE-1702 ) 17 NCİ YÜZYIL OSMANLI TARİHÇİSİ
5- AKDES NİMET KURAT- ( 1903-1971) TATAR ASILLI TÜRK TARİHÇİ AKADEMİSYEN
6- HÜSNÜ YAZICI- ( 1964-SARIYER DOĞUMLU) MÜBADELENİN SELANİK-KAZASI KARACAABAD-KARACAOVA BÖLGESİ ADLI KİTABIN YAZARI

MÜBADELE NEDİR-1910 ile 1922 yılları arasında,
Osmanlı Devletinin çöküşü, Balkanlar’daki yüzlerce yıllık vatan topraklarının yitirilmesi, 1. Dünya Savaşı, yurdun düşman işgaline uğraması ve Kurtuluş Savaşı sonunda Türkiye Cumhuriyetinin kurulması gibi birçok tarihi olay yaşandı.
Bu sancılı yıllar,
Türk milletinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğunun yüzlerce yıllık vatandaşları olan Rum halkı için de büyük acılar içinde geçti.

Balkan Savaşı sonrasında yüz binlerce Müslüman Türk, savaşta yenik düşen Osmanlı ordusunun peşi sıra sonsuz acılar içinde doğdukları toprakları terk ederek Anadolu ‘ya sığındı
.Benzer trajedi, 1922 yılında Kurtuluş Savaşında yenik düşen Yunan ordusuyla beraber Anadolu’yu terk eden Ortodoks Rumların başına geldi.
Bir ay gibi kısa bir süre içinde yüz binlerce Ortodoks Rum Yunanistan’a sığındı.
Yunanistan’ın nüfusu bir anda dörtte bir oranında arttı.
Bu durum Yunanistan’da büyük sıkıntılara ve kaosa yol açtı.
Lozan Barış Konferansı toplandığında öncelikle sığınmacılar ve esirler konusu ele alındı.
İngiltere temsilcisi Lord Curzon’un teklifi ve Milletler Cemiyeti görevlisi Nansen’in raporu doğrultusunda;
Yunanistan’da yerleşik Müslümanlarla Türkiye’de yerleşik Ortodoks Rumların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı.
Bu sözleşme uyarınca;
İstanbul’daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar hariç Yunanistan’da yerleşik bütün Müslümanlar Türkiye’ye,
Türkiye’de yerleşik bütün Ortodoks Rumlar Yunanistan’a gönderildi.
Mübadele sözleşmesinin kapsamına 18 Ekim 1912 tarihinden sonra yurtlarını terk etmiş olanlar da alınarak mülteciler sorununa bir çözüm bulunmuş oldu-

MÜBADİLMİ
MUHACIRMI
Mübadele, bilhassa Müslüman Türkler için sıradan bir göç olayı değildir.
Türk Mübadiller,
ata topraklarında bırakmaya mecbur kaldıkları ev, bark, bahçe, dükkan ve arazilerine karşılık
Türkiye’den kaçan Rumlar’dan kalan arazilerin bir bölümünü almışlardır
. Dolayısıyla bilinçli hiçbir mübadil, “muhacir” sıfatını kabul etmez,
her fırsatta bu sıfatı reddederek “mübadil” sıfatını taşıdığını muhataplarına ısrarla anlatır
MÜBADİL NEDİR- Değişim, değişme, değiş tokuş anlamındaki Arapça sözcük



MÜBADELEDE GELİNEN VE YERLEŞTİRİLEN YERLER HAKKINDA YAZILAN KİTAP



KARACAOVA KÖY HARİTASI



TASFİYE TALEPNAMESİ TÜRKÇEYE ÇEVRİLMİŞ

TASFİYE TALEPNAMESİ OSMANLICA



KARACAOVADA  DEDE TOPRAKLARI KÖY ZİYARETİ 2008 YILI









BAHÇEKÖY 1960 YILI MÜBADİL DÜĞÜNÜ


KARACAOVA-MOGLENA PEÇENEK TÜRK YERLEŞİM HARİTASI 1100 YILI







peçenekler bizans dönemi 1100 yılları yerleşim haritalarından tespit edebildiklerimiz
moglena-karacaova-selanik-yunanistan
ancyna- ( ankara) türkiye
kızılırmak (halys) bölgesi-türkiye
niş-sırbasistan
iskar (isker) sofya bölgesi-bulgaristan
serdica ( serdika) sofya bölgesi-bulgaristan
derster-tuna nehri etrafı
desna ve diyneper (dheper) ( ros) nehirleri - ukrayna
sopran (şopran)-buda-peşte-sekes-peyervar-raab-bolatan gölü-tuna-tisa-maroş-aluta-bölgeleri-macaristan


MÜBADİL AİLE HİKAYESİ


SELANİK SANCAĞI 


KARACAABAD KAZASI

GUSTULÜP KÖYÜNDEN 1924 YILINDA MÜBADELEDE GELEN AİLENİN HİKAYESİ



Osmanlılar döneminde Selanik'te Yazıcı lakaplı Hüseyin Efendinin oğlu İpekçi Yazıcı lakaplı Mehmet Efendi Fustan köyünden Makbule Hanım ile evlenir.Bu evlilikten Hüsnü,Basri ve Hüseyin isimli üç çocukları olur.
Mehmet Efendi'nin erkek kardeşi Molla lakaplı Hasan Efendi ortalığı kasıp kavuran eşkiyalar tarafından öldürülür.Öldürülen Mehmet ile kız kardeşi Havva'nın mezarları Gustulüp köyünde bulunmaktadır.
Mübadele herşeyi değiştirir.Mehmet Efendi'nin eşide 1924 yılında mübadele ile İstanbul'a gelir ve Bahçeköy'e iskan edilerek yaşamını burada sürdürür ve 1937 yılında vefat ederek Bahçeköy mezarlığına defnedilir.
Eşkiyalar tarafından öldürülen Hasan Efendi'nin oğlu Cemal ise İzmir Reisdere köyü Alaçatı'ya iskan edilir.
Yazıcı Mehmet Efendi mübadele olana kadar köyünün en tanınmış adamlarından biri olarak kendisini kabul ettirir.Komşu köylerde de saygınlığı olan sözü sohbeti dinlenen biridir ve köye gelen mülki erkanı karşılama,ağırlama,misafir etme görevlerini severek yerine getirir.Köyün konuksever aile reisi Yazıcı Mehmet Efendi köyünde etrafı taş duvarlarla çevrili,yemiş ağaçlarıyla dolu bahçe içindeki iki katlı evde ikamet eder.Konuklarını da burada ağırlar.Yazıcı Mehmet Efendi'nin çocukları bu evde doğar,mübadeleye kadar burada yaşarlar.Geçimlerini dutçuluktan ve tarlalarında ektikleri değişik ürünleri satarak sağlar.Tarlada çalıştıkları bir günde acı bir sonla karşılaşırlar.Nişanlı olan oğlu Hüseyin kaza ile bacağını orakla keser,üç gün sonrada vefat eder.Diğer oğlu Basri evlidir.Babası ve kardeşleri ile aynı evi paylaşır.Basri Efendi'nin iki çocuğu vardır 1930'lu yıllarda genç yaşta vefat eder.Bir diğer oğlu olan Hüsnü 1893 yılında Karacaabad Gustulüp köyünde doğar,büyür evlenir.Ana-babasından ayrılmaz,birlikte yaşarlar,aynı işi yapar,aynı işte çalışırlar.
Hüsnü Efendi'nin bir kızı vardır.Askerlik görevi için Trablusgarp'a gideceğinden eşinden kızından ayrılacaktır.O günün koşullarına göre hayli de dünyalığı vardır.Birini teslim etmesi gerekir dünyalığını.Çok varlıklı olan kayınpederini en sağlam olarak görür ve kayınpederine ''Ben askere gidiyorum.Bir teneke altınım var.Ölürsem senin ama askerden döndüğümde sorun yok.Ama bir olay olduğunu anladığında altınları şu ağacın altına göm,dönersem oradan alırım.''der.İstediği gibi olur ve askerden sağ salim döner ama beklediği gibi olmaz.Çünkü kayınpederi,karısı ve kızı o dönem çok yaygın olan kolera hastalığından ölür.Bu durumda yapacağı tek şey ağacın altını kazmak ve altınları aramaktır.Öyle yapar ve ne kadar kazıp dursada ağacın altında hiçbir şey bulamaz.Demek ki kayınpederi söylediklerini dikkate almamış ve kendi bildiğinde hareket etmiştir.Hüsnü Efendi bu olayı unutmaz ve önemli bir anı olarak anlatırdı.
Hüsnü Efendi,aynı köyden 1903 doğumlu Hasine Asiye Hanım'la evlenir.Hüsnü Efendi de 1924 yılında mübadele ile Türkiye'ye gelir ve Bahçeköy'e iskan edilir.Geldikleri yerde bıraktıkları malları kadar alamadılarsa da kendilerine verilenden de şikayetci olmaz.Mübadele gereği Bahçeköy'den ayrılan Rumlardan kalan bir ev ve sekiz dönüm tarla verilir kendisine.Ama meydana gelen yangınla yanar kül olur evi bir başka eve geçer.Bugün Bahçeköy'de meydan olarak görünen yer Yazıcı Hüsnü Efendi'nin evinin bulunduğu yerdir.
Hasine Asiye Hanım evin yanmasına çok üzülür.Çünkü ev hem çeşmeye yakın hem de köyün tam merkezindeydi.Ama çok geçmez birkaç yıl sonra yanan evin karşısında bir arsayı 1940 yılında satın alır ve alt katları dükkan olmak üzere iki katlı iki ev yaparlar.Birinde kendisi,diğerinde çocukları oturur.Daha ileri yıllarda beş erkek birleşerek 1972 yılında iki apartman inşa ederek yaşamlarını burada sürdürürler.
1934 yılında Soyadı Kanunu çıkınca Hüsnü Efendi lakapları olan ''YAZICI''yı soyadı olarak alır.
Hüsnü Efendi 1940-1970 yılları arasında Bahçeköy'e gelen misafirleri ağırlar,misafir eder,evi yeterli olmazsa kahvehanesini yatacak yer olarak tahsis ederdi.
Hüsnü Efendi'nin yaptığı işler arasında çiftcilik ve hayvancılık da vardı.Çiftçi olarak yetiştirdiği ürünleri Büyükdere-Tarabya-Yeniköy gibi yerleşim bölgelerine götürüp satardı.Hayvancılığını da devam ettirdiği için hayli tanıdığı,eşi-dostu ve arayanı vardı.
Hüsnü Efendi'nin kısa süreli bir de Edirne olayı oldu.Bu serhat şehrinde fazla kalamaz ve tekrar Bahçeköy'e döner.
Hüsnü Efendi beş erkek bir kız olmak üzere altı çocuk sahibi olur.Eşini 1968 yılında kaybeder,kendisi de 1972 yılında rahmetine kavuşur.Anlattığına göre memleketindeki yaşamı varlıklı olduğu ve güzel geçtiğidir.
Beşi erkek biri kız altı çocuğu günün koşullarına göre varlıklı olarak iyi bir yaşam sürdüler.Çocukları;ormancılık,bakkalık,kasaplık,yemcilik,kahvecilik,hayvancılık ve bahçecilik işleri ile uğraştılar.Kız çocuğu Necibe Bahçeköy'de evlilik yaptı.Erkek çocuklarından,Süleyman Yazıcı 1950'li yıllarda Orman işletmesinde ihalelere girerek ağaç alıp,satışını yapardı.Mehmet Yazıcı odunculuk ve nakliye;Ali Yazıcı kahvecilik,berberlik ve kasaplık;Hasan Yazıcı odunculuk ve bakkalcılık;Mustafa Yazıcı ise üniversite okuyordu.
Mübadele ile gelen ailenin çocukları ve torunları hayatlarından memnundur.Yaşanmış hikayeyi 1972 yılına kadar yazdım.Genelde anlatılan öyküler acı ve ızdırap dolu!Büyüklerimden ne duyduysam onu yazdım.Devamlı Allah'a şükreden ve huzurlu olduklarını belirttiklerinden bende yaşım gereği tanık olduklarımı yazdım.
Torun Hüsnü Yazıcı olarak yaşanmış önemli bir olayı yazdığım için mutluyum
1924 YILINDA MÜBADELEDE GELEN AİLE BABA VE ÇOCUKLARI 


HÜSNÜ YAZICI-MÜBADELE HAKKINDA BİZANS VE OSMANLI ARŞİVLERİNDE ARAŞTIRMA YAPAN VE BU KONU HAKKINDA KİTAP YAZAN


ALTTAKİ LİNKİ TIKLAYARAK YAZDIĞIM KİTABIMI OKUYABİLİRSİNİZ
https://drive.google.com/file/d/0B2LNc7HLdkZLYkpfM0JlU3pKVkE/edit?usp=sharing

MÜBADİLLERİ MÜBADELE EDİLDİĞİ KÖY
bahçeköy,
Sarıyer’in yemyeşil bir semtidir
.İlk kuruluşu 1521 yıllarına dayanmaktadır.
Kanuni Sultan Süleyman Belgrat Seferi sonrasında yanında getirdiği sırp esirleri bu bölgeye yerleştirmiş.
Ve kurulan bu köye Belgrat köy çevresindeki ormana Belgrat köy adı verilmiştir.
Daha sonra köyün bent sularına zarar verdiği anlaşılarak köy buradan topluca alınarak şuan ki yerine taşınmıştır.(1894)
Bu köye de Bahçeköy adı verilmiştir.
1924 mübadelesinde selanik sancağına bağlı vodina karacaova bölgesi gustulüp ve fuştan köyünden lozan antlaşması gereği ordaki mallarına karşılık 8 dönüm tarla 1 ev verilerek müslüman türkler yerleştirilmiştir.
Daha sonra türkiyenin değişik illerinden göç almıştır






















karacaova hakkında yazılan kitap
Karacaova ve Göstelup Köyü.docx -