Translate

4 Eylül 2026 Cuma

​Bu cetvel, 1923 yılından 1930 başına kadar İstanbul merkez ve bağlı ilçelerine kayıt yapılan mübadil ve muhacirlerin Erkek, Kadın ve Yekûn (Toplam) sayılarını göstermektedir.

 ​Bu cetvel, 1923 yılından 1930 başına kadar İstanbul merkez ve bağlı ilçelerine kayıt yapılan mübadil ve muhacirlerin Erkek, Kadın ve Yekûn (Toplam) sayılarını göstermektedir.

İlçe / Kaza Adı

Erkek

Kadın

Toplam (Yekûn)

İstanbul Merkez

8.370

6.941

15.311

Beyoğlu

5.523

4.710

10.233

Üsküdar

1.463

1.081

2.544

Adalar

43

53

96

Bakırköy

1.300

1.161

2.461

Çatalca Kazası

6.911

6.516

13.427

Şile

16

29

45

Kartal

2.196

2.163

4.359

Beykoz

250

308

558

Silivri

8.073

1.209 (9.282)

9.282

GENEL TOPLAM (YEKÛN)

34.145 (Not: Parantez içindeki rakamlar dönemin el yazısı kaydında yer alan dip yazımlardır.)

2. Belgenin Analizi ve Önemli Detaylar

  • Genel Toplam: 1923-1930 yılları arasında İstanbul vilayeti geneline toplam 58.346 mübadil/muhacir kaydedilmiştir.

  • En Çok İskân Yapılan Yerler:
    1. İstanbul Merkez (Fatih/Eminönü tarafları): 15.311 kişi
    1. Çatalca: 13.427 kişi (Tarımsal iskânın en yoğun olduğu bölgedir)
    1. Beyoğlu: 10.233 kişi
    1. Silivri: 9.282 kişi

kişi

  • En Az İskân Yapılan Yerler: Şile (45 kişi) ve Adalar (96 kişi) gibi nüfusu ve tarım arazisi kısıtlı bölgelere çok az sayıda yerleştirme yapılmıştır.

3. Belge Künyesi

  • Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Cumhuriyet Arşivi)

  • Fon Kodu: 272-0-0-11 / İSKÂN

  • Yer Bilgisi: 24-131-2 (Sayfa No: 2 - Ek Cetvel)

  • Belge Tarihi: 07.01.1930

  • Dili: Türkçe (Latin Harfli / Daktilo)

24.201 (24.292)

58.346





Kemerburgaz'daki mübadillere Belgrad Ormanı'ndan yakacak odun tahsisi.


  • Başvekâlet Kalem-i Mahsûs Müdiriyeti

  • Aded: 2240 / 3640

  • Kararnâme

[Evrak İçeriği]

19 Mayıs 1342 (25 Mayıs 1926) tarih ve 990 numaralı kararnâmeye zeyldir:

Mevsim-i şitâ (kış mevsimi) hulûlünde Belgrad Ormanlarından teshîn (ısınma) ihtiyâcına râci'en mürâcaat eden Kemerburgaz nahiyesinde meskûn muhâcirîne... yakacak odun verilmesi hususu vaktiyle men' edilmiş ise de, kışın iklim icabı teshîn hususu vâcib olduğundan;

İşbu yakacak odunun Orman Muhafaza Memurları taht-ı nezaretinde tahsis edilecek eyyâm-ı mahsûsada (belirli günlerde) ahz edilmek üzere, bedeli mukabilinde veya meccanen (ücretsiz) ihtiyaca göre verilmesi; Ticaret Vekâleti ile İskân Müdiriyet-i Umûmîyesinin müşterek teklifi üzerine Heyet-i Vekîlece tasvip ve kabul olunmuştur.

25 Mayıs 1342 (25 Ma

yıs 1926)

[İmza / Tasdik Bilgileri]

  • Reisicumhur: Gazi Mustafa Kemal

  • Başvekil: İsmet (İnönü)

  • Hariciye Vekili, Dahiliye Vekili, Bahriye Vekili, Adliye Vekili, Maarif Vekili, Maliye Vekili vb. (Kabinelerin ortak imzaları)

2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

  • Konu: Kemerburgaz'daki mübadillere Belgrad Ormanı'ndan yakacak odun tahsisi.

  • İçerik: Kemerburgaz nahiyesine yerleştirilmiş olan muhacirlerin kış mevsimi gelmesi sebebiyle ısınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere Belgrad Ormanları'ndan odun temin etme talepleri değerlendirilmiştir. Ormanların korunması amacıyla daha önce yasaklanan bu işlem, kış şartlarının zorluğu göz önüne alınarak esnetilmiştir. Orman muhafaza memurlarının denetiminde ve belirlenecek özel günlerde muhacirlere odun alma izni verilmesi; Ticaret Bakanlığı ile İskân Genel Müdürlüğü'nün ortak teklifiyle Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmıştır.

3. Belge Künyesi

  • Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Cumhuriyet Arşivi)

  • Fon Kodu: 30-18-1-1 / KARARLAR DAİRE BAŞKANLIĞI (1920-1928)

  • Yer Bilgisi: 19-34-20 (Dosya Ek: 97-93)

  • Belge Tarihi: 25.05.1926

  • Dili: Osmanlı Türkçesi

Selanikli 4.744 nüfustan oluşan mübadil grubunun İstanbul, Trakya ve Kocaeli bölgelerinde iskânı.

 Selanikli 4.744 nüfustan oluşan mübadil grubunun İstanbul, Trakya ve Kocaeli bölgelerinde iskânı.


​Mübâdele, İ‘mâr ve İskân Vekâleti  

​Şube: İskân  

​Adet / Numarası: 728 / 10924  

​Tarih: 31 Ağustos 1340 (31 Ağustos 1924)  

​[Evrak İçeriği]

​Hulâsa: Muhâcirîn 4,744 Nüfusa Dâir

  

​Selânikli oldukları ve mahall-i müşterekleri olan İstanbul'da iskân edilmeleri...

  

​Tertip vakı' olunması binaenfi'l-takdirat Trakya ve Kocaeli mıntıkalarına göre beherinin...

  

​Ahalinin mesele-i te'min-i tefvizat-ı devletine tevfikan icabının...

  

​Ol babda Heyet-i Vekîlece bir karara istinad ettirilmek üzere...

  

​Vekil Namına

  

​2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

​Konu: Selanikli 4.744 nüfustan oluşan mübadil grubunun İstanbul, Trakya ve Kocaeli bölgelerinde iskânı.  

​İçerik: Selanik kökenli olup ortak tercih ve iskân mahalleleri İstanbul olarak belirlenen 4.744 kişilik (muhacir) nüfusun yerleştirilmesi ele alınmaktadır. İstanbul merkezindeki yoğunluk ve kapasite göz önüne alınarak, bir kısmının Trakya ve Kocaeli iskân mıntıkalarına dağıtılarak yerleştirilmesi planlanmaktadır. Söz konusu tahsisat ve iskân planının resmileşmesi için konunun Heyet-i Vekile'ye (Bakanlar Kurulu) sunulması kararlaştırılmıştır.  

​3. Belge Künyesi

​Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Cumhuriyet Arşivi)  

​Fon Kodu: 272-0-0-11 / İSKÂN  

​Yer Bilgisi: 19-92-23 (Sayfa No: 1)  

​Belge Tarihi: 31.08.1924 (31 Ağustos 1340)  

​Dili: Osmanlı Türkçesi

Foça mübadillerinin Sakarya Vapuru ile İstanbul'a sevki ve iskân yeri.

 Foça mübadillerinin Sakarya Vapuru ile İstanbul'a sevki ve iskân yeri.  


​Mübâdele, İ‘mâr ve İskân Vekâleti  

​Mıntıkası: İstanbul Müdiriyeti  

​Adet / Numarası: 19813 / 592  

​Tarih: 25 Haziran 1340 (25 Haziran 1924)  

​[Evrak İçeriği]

​Şifre

  

​İstanbul İskân Müdiriyet-i Âliyesine,

  

​Foça-yi Beledî'den üç yüz elli üç radde [nüfus] uğrayan Sakarya vapuruyla der-refâkat-i güzerânı... İstanbul'a gelecektir. Mağrıkey (Makriköy) dâhilindeki karada iskânları hususunda gereği i‘râf buyurulması rica olunur.

  

​Vekil Namına

  

​2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

​Konu: Foça mübadillerinin Sakarya Vapuru ile İstanbul'a sevki ve iskân yeri.  

​İçerik: İzmir Foça'dan (Foça-yi Beledî) yola çıkan Sakarya Vapuru ile yaklaşık 353 nüfustan oluşan mübadil grubunun İstanbul'a gelmekte olduğu belirtilmektedir. Bu kafilenin Makriköy (günümüzdeki Bakırköy) sınırları dâhilinde kara tarafında iskân edilmeleri ve gerekli hazırlıkların yapılması İstanbul İskân Müdürlüğü'ne emredilmektedir.  

​3. Belge Künyesi

​Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Cumhuriyet Arşivi)  

​Fon Kodu: 272-0-0-11 / İSKÂN  

​Yer Bilgisi: 18-86-24 (Sayfa No: 1)  

​Belge Tarihi: 25.06.1924 (25 Haziran 1340)  

​Dili: Osmanlı Türkçesi

Drama'dan hicret eden otuz bir عائله (aile) Kabsîler (Kıptîler)

 Telgrafnâme

​Türkiye Posta Telgraf ve Telefon İdaresi

​Mahreci: Edirne / İstanbul İntihâbî İskân ve İ‘mâr Müdiriyet-i Umûmîyesine

​Numarası: 20635 / 85

​[Telgraf Metni]

​Mahremiyetle Efendim,

​Drama'dan hicret eden otuz bir عائله (aile) Kabsîler (Kıptîler) ziraatle iştigal etmeyip sâir yerlerde dahi çadırlarla ikâmet ettikleri ve veçhile hayvan cambazlığı ve çalgıcılıkla maîşetlerini temin eylediklerinden;

​Bunların Edirne veya Lüleburgaz taraflarına sevki ve i‘mâr ve iskân hususunun ya telgrafla makam-ı vekâlete arzu ve teklif olunması idaresine...

​İmza: İstanbul İntihâbî Mıntıkası İskân ve İ‘mâr Müdürü (Ketebe/Mühür)

​2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

​Grup Tanımı: Yunanistan'ın Drama bölgesinden Türkiye'ye göç eden 31 ailelik Kıptî mübadil grubu.

​Sosyo-Ekonomik Durum (Mesleki İskân): Belgelerdeki en dikkat çekici detay, grubun ziraatle (çiftçilikle) uğraşmadığının; yerleşik evler yerine geleneksel olarak çadırlarda yaşadıklarının ve geçimlerini hayvan cambazlığı (ticareti) ile müzisyenlik/çalgıcılık yaparak sağladıklarının tespit edilmesidir.

​İskân Teklifi: Çiftçi olmadıkları için tarım arazisi yerine, mesleklerini icra edebilecekleri ve çadır kurmaya elverişli Edirne veya Lüleburgaz taraflarına sevk edilerek yerleştirilmeleri Bakanlığa teklif edilmektedir.

​3. Belge Künyesi

​Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı (Cumhuriyet Arşivi)

​Fon Kodu: 272-0-0-11 / İSKÂN

​Yer Bilgisi: 17-76-12 (Sayfa No: 1)

​Belge Tarihi: 11.02.1924

​Dili: Osmanlı Türkçesi

Bulgarların kötü muameleleri ve Bulgarcanın bölgede tek resmi dil kabul edilmesi gibi baskılar nedeniyle İslam ahalisinin

 Meclis-i Vükelâ Müzakerâtına Mahsûs Zabıt Cerîdesidir  

​Hazır Bulunan Zevât-ı Fihâmın Asâmîsi: (Alt kısımda vükelâ/bakan imzaları bulunmaktadır)  

​[Khulâsa-i Meâlî / Özet]

​Asbâb-ı adîde ve alâ-l-husûs Fırka-ı Muhâlife tarafından vukû‘ bulan tehdidât ve usûlsüzlükler ile Bulgarca lisanının resmî kabul edilmesi ve Bulgarların fenalıkları yüzünden muğberr olan me’sûniyyet-i tâmmeyle ahâlî-i İslâmiyyenin müfârakatla başka taraflara hicret etmek fikrine kapıldıklarından bahisle bunun men'i esbâbının istikmâli hakkında Bulgaristan Komiseri Garazyan Efendi tarafından çekilen telgrafnâme üzerinedir.

  

​[Karârî / Karar]

​Sûret-i iş‘âra nazaran ahâlî-i İslâmiyenin her hususta muhtâc-ı merhamet oldukları ve hüsn-i ahvâl-i umûmiyyelerinden bir an evvel tanzîmi maddesi Babıâli’ce ehemmiyetle derdest-i tefekkür bulunmuş ise de;

  

​Şimdilik mezkûr lisan meselesi hakkında icâb eden muâmelenin Garazyan Efendi’nin Dersaadet’e (İstanbul'a) muvâsalatında cereyan edecek müzâkerâta ta'lîk olunması;

  

​İrtihâl ve hicret etmek isteyen ahâlî-i İslâmiye için ise memâlik-i şâhânede iskân olunabilecek mahallerin ve emâkinin araştırılması ve hüsn-i muhafaza ve emniyetlerinin istihsâli hususunun Bâb-ı Âlî’ce derhal icab eden makamlara bildirilmesine karar verildi.

  

​2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

​Gelişme: Bulgaristan Komiseri Garazyan Efendi, Bulgaristan'daki muhalif grupların tehditleri, Bulgarların kötü muameleleri ve Bulgarcanın bölgede tek resmi dil kabul edilmesi gibi baskılar nedeniyle İslam ahalisinin tahammülünün kalmadığını ve yerlerini terk ederek göç etme fikrine kapıldıklarını bir telgrafla bildirmiştir.  

​Karar 1 (Dil Meselesi): Bulgarca lisanı ve resmi idareyle ilgili hukuki sorunların, Komiser Garazyan Efendi’nin İstanbul’a gelişinde yüz yüze yapılacak müzakerelerde ele alınmasına karar verilmiştir.  

​Karar 2 (Hicret ve İskân): Tüm engelleme çabalarına rağmen göç etmekte kararlı olan Müslüman ahalinin mağdur olmaması adına, Osmanlı toprakları (Memâlik-i Şâhâne) dahilinde yerleştirilebilecekleri (iskân edilebilecekleri) uygun bölgelerin acilen araştırılması ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınması kararlaştırılmıştır.  

​3. Belge Künyesi

​Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi  

​Fon Kodu: MV. (Meclis-i Vükelâ Mazbataları)  

​Yer Bilgisi: 10-11  

​Belge Tarihi: H-12-08-1303 (11 Haziran 1886)  

​Dili: Osmanlı Türkçesi

Kemerburgaz’ın tahliyesi esnasında pek çok Rum’dan para alarak Dersaadet’e (İstanbul'a) sevk ettiği iddia olunan Kemerburgaz Nahiye Müdürü

 

Devletli Efendim Hazretleri,

Kemerburgaz’ın tahliyesi esnasında pek çok Rum’dan para alarak Dersaadet’e (İstanbul'a) sevk ettiği iddia olunan Kemerburgaz Nahiye Müdürü hakkında icra kılınan tahkikat neticesini havi tanzim olunan tahkikat evrakı leffen takdim kılınmış ve mumaileyhin (adı geçenin) vukû‘ bulan tahkikatta bir gûna (hiçbir şekilde) kusur ve kabahati olmadığı anlaşılmış olmakla ol babda emr ü ferman hazret-i veliyyü'l-emrindir.

Tarih: 9 Zilkade 1333 (18 Eylül 1915)

İmza: İstanbul Valisi (Mühr

ü/İmzası)

2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

  • İddia: Kemerburgaz nahiyesinin tahliye edilmesi sürecinde, Nahiye Müdürü'nün Rum ahaliden para (rüşvet) alarak onların İstanbul'a geçişlerini sağladığı ileri sürülmüştür.

  • Sonuç: İstanbul Vilayeti tarafından yürütülen gizli/resmi soruşturma (tahkikat) sonucunda, Nahiye Müdürü'nün iddialarla ilgili herhangi bir suçunun, kusurunun veya ihmalinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

  • İşlem: Soruşturma evrakı eklenerek Dahiliye Nezareti’ne (İçişleri Bakanlığı) bilgi sunulmuştur.

3. Belge Künyesi

  • Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA)

  • Fon Kodu: DH.EUM.3.Şb (Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye 3. Şube)

  • Yer Bilgisi: 8-69

  • Belge Tarihi: H-09-11-1333 (18 Eylül 1915)

  • Dili: Osmanlı Türkçesi

Dersaadet’e vürud eden Rum muhacirini hakkında ittihaz olunan karar üzerine tebliğ olunduğu veçhile;


  • Dahiliye Nezareti

  • Aşair ve Muhacirin Müdiriyet-i Umumiyesi

  • Şube: İskân

  • Kalem: 3

[Evrak İçeriği]

Müfettiş-i mahlûf Bey efendi hazretlerine gönderilen tezkire suretidir:

Dersaadet’e vürud eden Rum muhacirini hakkında ittihaz olunan karar üzerine tebliğ olunduğu veçhile;

Müfettiş-i mahlûf Bey efendi tarafından mevzu-ı bahs olan muhacirîn-i Rûm’un ma'mûrîn-i zabıta marifetiyle iskân olundukları mahallere iadeleri ve عدم takdiyeleri icab eden mahallere iskân edilerek Dersaadet’e gelmelerine meydan verilmemesi hakkında icab edenlere emr u iş'ar buyurulmuş idiyse de;

Sivas’tan buraya doğru gelmekte oldukları anlaşılan ve ta'dad olunan esamisi müteaddid defalar bildirildiği halde bunların istasyon başlarına kadar gelmelerine meydan verilmesi neticesinde;

Trenle sevk olunmaları zarurî bulunmuş olduğundan bunların iskân olundukları mahallere nasıl ve ne şekilde iade edilecekleri ve bundan böyle hiçbir bir ferdin istasyonlara kadar gelmelerine meydan verilmemesi hususunun;

İlgili memurîne ehemmiyetle ihtar ve tebliğ olunması hususunun inzibat memurîn-i siyasiyesine tebliğ kılındığı...

Sivas ve Amasya ve Tokat taraflarından firar eden Rumların Dersaadet’e gelmelerine meydan verilmemek üzere icab eden tedabirin ittihazı hususunun valiliklere ve müstakil mutasarrıflıklara tebliğ edildiği...

Neticesinin İskân Müdiriyet-i Umumiyesi’ne bildirilmesi ve icabının süratle ifası temenni olunur.

Tarih: 24 Ağustos 1332 (6 Eylül 1916)

İmza/Mühür: İskân ve Aşair ve Muhacirin Müdir-i Umum

isi

2. Belgenin Özeti ve Günümüz Türkçesi

  • Konu: İskân edildikleri yerleri terk ederek İstanbul’a gelmeye çalışan Rum muhacir ve firarilerin engellenmesi.

  • Gelişme: Sivas, Tokat ve Amasya gibi bölgelerden kaçarak İstanbul’a doğru yola çıkan Rumların, yerel güvenlik/zabıta memurlarının ihmali sonucunda tren istasyonlarına kadar ulaştıkları tespit edilmiştir.

  • Talimat: Tren istasyonlarına kadar gelmelerine izin verilmeden, bulundukları iskân bölgelerine geri gönderilmeleri; hiçbir şekilde Dersaadet’e (İstanbul) geçişlerine müsaade edilmemesi için emniyet ve idari makamlara (valilikler ve mutasarrıflıklar) kesin ve acil talimat verilmiştir.

3. Belge Künyesi

  • Kurum: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi

  • Fon Kodu: 272-0-0-11 / İSKÂN

  • Yer Bilgisi: 8-11-3

  • Belge Tarihi: 06.09.1916 (24 Ağustos 1332)

  • Dili: Osmanlı Türkçesi

Sovyet Basını Gözüyle 1922 Mübadele Süreci: İzmir’de Yerleşim ve Sevk Sayıları






Sovyet Basını Gözüyle 1922 Mübadele Süreci: İzmir’de Yerleşim ve Sevk Sayıları

31 Aralık 1922 tarihli Rusça bir Sovyet basın haberinde, İzmir'deki nüfus hareketleri ve iskân çalışmaları hakkında dönemin Türk yetkililerinin açıklamalarına yer verilmektedir.

Mübadele ve İmar Vekili Necati Bey, İzmir'e ulaşan 33.619 Müslüman göçmenin 28.000'inin yerleştirildiğini belirtmektedir. Aynı açıklamada, mübadele kapsamında 8.000 Rum'un Yunanistan'a gönderildiği, İzmir'de ise sevk sırasını bekleyen 8.000 Rum'un daha bulunduğu ifade edilmektedir.

Haberde ayrıca, mübadele ve imar faaliyetleri için çeşitli projelerin hazırlandığı ve bunlara ilişkin bilgilerin Aralık ayı sonunda açıklanacağı belirtilmektedir.

Aynı tarihli haberde Dahiliye Vekili Ferit Bey ise Rumların İzmir'e geri dönmelerine izin verileceği yönündeki söylentilerin doğru olmadığını açıklamakta; Yunanca konuşan farklı uyruklardan bazı kişilerin İzmir'e gelmesinin bu söylentilere neden olduğunu belirtmektedir. İzmir'e gelecek Rumların karaya çıkmalarını önlemek amacıyla sıkı tedbirler alındığı da özellikle vurgulanmaktadır.

Bu belge, 1922 yılının son günlerinde İzmir'de mübadele sürecinin fiilî olarak nasıl yürütüldüğünü, göçmenlerin iskânını, Rumların sevkini ve limandaki güvenlik uygulamalarını göstermesi bakımından dikkat çekici bir Sovyet basın kaynağıdır.

Not: Belgedeki Rusça metnin ilk kelime/ibaresi mevcut aktarımda bozuk görünmektedir. Bu nedenle söz konusu bölümün, gazetenin orijinal nüshası üzerinden ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Belge künyesi:

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı

Fon: YB.(21)

Yer: 8-6

Arşiv Kütük No: 612-1-112

Tarih: 31 Aralık 1922

Dil: Rusça

Dosya Sayfa No: 3

Genel Katalog No: 97 ve devamı

Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü 

[Mübadele Vekili Necati Bey'in Açıklamalarının Devamı]

"...tütüncüler. İzmir'e (Smırna) ulaşan 33.619 göçmenden 28.000'i halihazırda yerleştirilmiştir. Mübadeleye tabi Rumlara gelince; bunlardan 8.000 kadarı, Midilli'deki Müslümanlar ile takas edilerek Yunanistan'a gönderilmiştir. İzmir'de sıralarını bekleyen 8.000 Rum daha bulunmaktadır. Mübadele ve imar/ihya çalışmaları için birçok proje hazırladık; bunlar hakkındaki bilgileri Aralık ayının sonunda açıklayacağım."


[Dahiliye Vekilinin Açıklaması]

DAHİLİYE VEKİLİNİN (KOMİSERİNİN) BEYANATI

"Journal d'Orient" gazetesinin 4 Aralık tarihli haberine göre, Dahiliye Vekili Ferit Bey, gazete muhabirine verdiği demeçte şunları ifade etmiştir:

"Son günlerde çok sayıda çete mensubunu/haydutu yakaladık. Geriye sadece çete reislerini ele geçirmek kaldı. Çetelerden biri Suriye sınırını geçti. Yaşanan tüm soygun ve cinayetlerin sorumluluğunu üzerime alıyorum; bu durumdan şikâyeti olan herkes doğrudan bana başvurabilir.

Halk Fırkası'nın Reji Şirketi (Tütün Rejisi) hakkındaki kararı doğrultusunda ilgili kurumlar gerekli incelemelere başlamıştır.

Rumların İzmir'e dönmelerine izin verileceği yönündeki söylentiler asılsızdır. Bu dedikodu, Yunanca konuşan farklı uyruklardan bazı kişilerin İzmir'e gelmesi olayından kaynaklanmaktadır. İzmir'e ulaşacak Rumların karaya çıkmasını engellemek amacıyla son derece sıkı tedbirler aldık.

Genel af kapsamı dışında tutulacak 150 kişilik liste (Yüzellilikler), şu anda Türkiye'de bulunan bazı kişileri de içermektedir.

Fener Rum Patrikhanesi seçimiyle ilgili olarak kamu huzurunu bozacak herhangi bir olay ya da kışkırtma yaşanırsa, emniyet güçlerimiz derhal gerekli tedb

irleri alacaktır."

2. Öne Çıkan Ana Başlıklar ve Tarihi Ayrıntılar

  • İzmir Sahasındaki Mübadele Rakamları: İzmir'e ulaşan 33.619 mübadilden 28.000'inin yerleştirildiği; buna karşılık Midilli Müslümanları ile takas edilmek üzere 8.000 Rum'un Yunanistan'a gönderildiği bildirilmektedir.

  • Güvenlik ve Asayiş: Asayişi bozan çetelerle mücadele edildiği ve İçişleri Bakanı'nın bu konudaki sorumluluğu bizzat üstlendiği vurgulanmaktadır.

  • İzmir'e Rum Dönüşü İddiası: Yunan unsurların İzmir'e geri döneceği yönündeki şayialar kesin dille reddedilmiş, Yunanca konuşan yabancı uyrukluların şehre gelişi nedeniyle çıkan bu söylentilere karşı limanlarda sıkı tedbirler alındığı açıklanmıştır.

  • "Yüzellilikler" ve Patrikhane Seçimleri: Milli Mücadele sonrası af kapsamı dışında tutulacak 150 kişilik listenin (Yüzellilikler) hazırlığına ve İstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi seçimleri sırasındaki asayiş tedbirlerine değinilmektedir.

3. Belge Künyesi

  • Belge Tarihi: 31 Aralık 1922 (M-31-12-1922)

  • Arşiv Kodu: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Fon Kodu: YB.(21), Yer Bilgisi: 8-6 (Yeni Tarih Arşivi No: 612-1-112, Dosya Sayfa: 97 ve devamı).


3 Eylül 2026 Perşembe

Karacaova aile farkları

 Selanik Sancağı’na bağlı Karacaova bölgesi, tek bir köyden veya aynı kökenden gelen topluluklardan oluşan homojen bir bölge değildir. Karacaova’daki köylerin her biri farklı tarihî geçmişlere sahip olduğu gibi, aynı köyde yaşayan ailelerin dahi birbirinden farklı kökenlerden geldiği görülmektedir.

Bölgede Osmanlı öncesinden beri yaşayan yerli Hristiyan toplulukların yanı sıra Makedon, Bulgar, Rum, Ulah ve Sırp unsurların bulunduğu; Osmanlı öncesi dönemlerden itibaren bölgeye yerleşmiş Hristiyan Türk topluluklarının da olduğu anlaşılmaktadır.

Müslüman nüfus içerisinde ise Türkler; Evlad-ı Fâtihan, Yörük, Konyar ve Tatar toplulukları başta olmak üzere farklı gruplara ayrılmaktadır. Bunun yanında Arnavut, Boşnak, Kıpti, Arap ve Mısırlı Müslüman ailelerin de bölgede yaşadığı görülmektedir.

Dolayısıyla Karacaova’yı yalnızca tek bir etnik veya toplumsal kimlik üzerinden değerlendirmek tarihî gerçekliği tam olarak yansıtmaz. Bölgenin asıl özelliği, yüzyıllar boyunca farklı toplulukların, ailelerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı çok katmanlı bir tarihî yapıya sahip olmasıdır.

Bugün bizler, dedelerimizin ve ninelerimizin kendi dönemlerinde bilme imkânı bulamadıkları pek çok ayrıntıyı; Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi arşivleri, nüfus defterleri, temettuat ve şer‘iyye kayıtları, iskân ve mübadele belgeleri ile Yunanistan arşivlerinde bulunan kayıtlar sayesinde araştırabiliyoruz.

Bu belgeler karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, Karacaova’nın köy köy ve aile aile nasıl bir demografik yapıya sahip olduğu, hangi toplulukların nerelerden geldiği ve zaman içerisinde bölgede meydana gelen nüfus hareketleri çok daha açık biçimde ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle Karacaova tarihini doğru anlamanın yolu, bugünkü kimliklerden hareket etmek yerine Osmanlı arşivleri, Cumhuriyet dönemi kayıtları ve Yunan arşivlerini birlikte değerlendirerek köy ve aile temelinde araştırma yapmaktan geçmektedir.

Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü Yazıcı

24 Ağustos 2026 Pazartesi

Sarıyer Osmanlı döneminde

 

Belge Özeti ve Künyesi

  • Konu: Bir yüzbaşı komutasındaki İngiliz süvari birliğinin Büyükdere yönünden Sarıyer’e geçerek ahaliyi durdurduğu, dükkan ve gazinolarda arama yaptığı.

  • Fon / Kurum Kodu: DH.EUM.AYŞ. (Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdiriyeti Asayiş Kalemi).

  • Yer Bilgisi: 76-99.

  • Belge Tarihi: Hicri 18 Cemaziyelahir 1340 (m. 1922 başları).

Belgenin Günümüz Türkçesine Çevirisi

Erkân-ı Harbiye-i Umûmiyye (Genelkurmay Başkanlığı)

Dâhiliye Nezâret-i Celîlesine (İçişleri Bakanlığı Yüce Makamına)

Marûz-ı çâkerleridir: (Kullarının/Görevlinin arzıdır:)

​[Tarih belirtilerek] öğleden sonra saat sekizde bir yüzbaşı komutasındaki İngiliz süvari müfrezesinin Büyükdere istikametinden Sarıyer'e gelerek bazı dükkan ile gazinoları ve yollarda tesadüf ettikleri ahaliyi durdurup aradıktan sonra tekrar Büyükdere'ye avdet ettikleri (döndükleri) merkez kumandanlığından bildirilmiştir. Bilgi edinilmek üzere makamınıza arz olunur.


Osmanlıca Transkripsiyonu (Matbu ve Rık'a Yazı)

  • Sağ Üst Antet: Erkân-ı Harbiye-i Umûmiyye / Şube: 1 / Aded: 419

  • Orta Başlık: Dâhiliye Nezâret-i Celîlesine

  • Satır 1: Marûz-ı çâkerleridir,

  • Satır 2: ... tarihinde ba'de'z-zevâl (öğleden sonra) saat sekizde bir yüzbaşı kumandasında İngiliz süvarisinden Büyükdere

  • Satır 3: istikâmetinden Sarıyer'e gelerek bazı dükkân ve gazinoları ve yollarda tesadüf ettikleri ahâliyi

  • Satır 4: durdurup ve bazı dükkân ve gazinoları takımı takımı birer birer aradıktan sonra Büyükdere'ye avdet ettikleri merkez kumandanlığından

  • Satır 5: bildirilmiş olmakla berâ-yı ma'lûmât medâr-ı işbu arîza takdîm kılınmıştır.

Bahçeköy 1924 yılı ilkokul


 

Bahçeköy Osmanlı dönemi

 

Belge Telgraf Cetveli formunda yazılmış olup, doğrudan el yazısı satırlarının transkripsiyonu ve çevirisi şu şekildedir:

​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Fon / Kurum Kodu: Y..PRK.ASK. (Yıldız Perakende Evrakı Askerî Maruzat)

  • Yer Bilgisi: 233 / 41

  • Belge Tarihi (Hicri): 05 Şaban 1323 (H-05-08-1323 / Miladi 4 Ekim 1905)

  • Belge Türü: Telgrafname (Telgraf Metni)

​Transkripsiyon (Harfi Harfine Okunuş)

Huzûr-ı Âlî-yi Hazret-i Padişahîye

​Liva [Paşa] Hazretleri,

Bugün saat sekizde Bahçeköy Ziraat Mektebi civarında Hazine-i Hassa korusunda yangın zuhur idüb,

Derhal etrafı sarılarak itfaiye ve ziraat talebeleri tarafından müdahale olunmuş

Ve yangın büyümeden söndürülerek kontrol altına alınmış olduğu...

Kullarının malumu olmak üzere arz olunur.

Fî 5 Şaban [1]323 (4 Ekim 1905)


​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Yüce Padişahın Makamına (Saray'a Telgraf)

(Dosya No: 233 / 41 | Tarih: 5 Şaban 1323 / 4 Ekim 1905)

Paşa Hazretleri,

Bugüne ait saat 08.00 sularında Bahçeköy Ziraat Okulu yakınındaki Padişahın Özel Mülkü (Hazine-i Hassa) korusunda yangın çıkmıştır.

​Yangının etrafı derhal sarılarak itfaiye ekipleri ve ziraat okulu öğrencileri müdahalede bulunmuş; yangın büyümeden söndürülüp kontrol altına alınmıştır.

​Yüksek bilgilerinize arz olunur.

4

Ekim 1905

 

Bahçeköy Cumhuriyet dönemi

 

Belgenin üst 

​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Fon / Kurum Kodu: 180-9-0-0 / Genel Kataloğu

  • Yer Bilgisi: 195-963-49

  • Belge Tarihi: 8 Ekim 1924 (08.10.1924)

  • Kurum / Başlık: İstanbul Vilayeti Maarif Müdiriyeti

​Transkripsiyon (Harfi Harfine Okunuş)

Matbu Form Üst Başlığı:

İstanbul Vilâyeti Maarif Müdiriyeti

Numarası: 3222

Arapça Sene / Tarih: 8 Teşrin-i Evvel [1]340 (8 Ekim 1924)


Gövde Metni (El Yazısı):

​Kumburgaz karyesi mektebi muallimliğine Bahçeköy mektebi muallimi Gıyasettin Bey’in tayini.


​Günümüz Türkçesine Çevirisi

İstanbul Vilayeti Milli Eğitim Müdürlüğü

(Dosya No: 195-963-49 | Tarih: 8 Ekim 1924)

Kayıt No: 3222

Metin:

Kumburgaz Köyü Okulu öğretmenliğine, Bahçeköy Okulu öğretmeni Gıyasettin Bey'in atanması hakkındad

ır.

 

Bahçeköy Cumhuriyet dönemi

 

Belgenin 

​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Kurum / Fon Kodu: 180-9-0-0 / Genel Kataloğu

  • Yer Bilgisi: 139-670-21

  • Belge Tarihi: 16 Haziran 1927 (16.06.1927)

  • Belge Başlığı: Üç Aylık Hülasa-i Tedrisat Cetveli (Beyoğlu Bahçeköy İlk Mektebi)

​Tablonun Transkripsiyonu (Birebir Okunuşu)

Üst Başlık:

Üç Aylık Hülasa-i Tedrisat Cetveli

Beyoğlu Bahçeköy 10 Numaralı Mektebi - 1343 Sene-i Tedrisiyye-i Maarifi (1927) Mart, Nisan, Mayıs Aylarına Mahsustur.

Dersler ve Sayfalar Listesi (Sağdaki Sütunlar):

  1. Elifba (Okuma-Yazma): Cüz okutuldu.

  1. Lisan-ı Türkî (Türkçe): Kıraat (okuma) ve İmla.

  1. Kıraat (Okuma): Sayfa 15'ten 40'a kadar.

  1. İmla (Yazı): Cümle takipleri ve serbest imla.

  1. Hesap (Matematik): Sayılar, toplama, çıkarma ve dâhilî ameliye.

  1. Tarih-i İslam / Hayat Bilgisi: Ahlak dersleri ve peygamberler tarihi hülasası.

  1. Coğrafya: Vatan bilgisi, yönler ve harita okuma.

  1. Resim - El İşleri: Çizim ve basit el becerileri.

  1. İlmihal / Dini Bilgiler: İbadet esasları ve dualar.

Sınıf Düzeyleri ve Müfredat Akışı (Orta Sütunlar):

  • Birinci Sınıf: Harflerin okunuşu, heceleme, cüz üzerinden basit kelime birleştirmeleri ve 100'e kadar sayılar.

  • İkinci Sınıf: Kıraat kitabından metin okuma, basit cümle imlası, dört işlem başlangıcı (toplama-çıkarma).

  • Üçüncü Sınıf: Serbest okuma parçaları, imla ve noktalama kuralları, çarpım tablosu ve problem çözümleri.

​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Üç Aylık Ders Müfredat Özet Çizelgesi

(Dosya No: 139-670-21 | Tarih: 16 Haziran 1927)

Okul: Beyoğlu Bahçeköy 10 Numaralı İlkokulu

Dönem: 1927 Eğitim Yılı (Mart, Nisan, Mayıs Ayları)

  • Türkçe ve Okuma-Yazma: Birinci sınıflarda Alfabe cüzü üzerinden harf ve hece eğitimi tamamlanmış; üst sınıflarda okuma kitabının 15-40. sayfaları arasındaki parçalar işlenerek serbest dikte ve imla çalışmaları yapılmıştır.

  • Matematik (Hesap): Rakamların tanıtımı, 100'e kadar sayma, zihinden toplama-çıkarma ve basit çarpım işlemleri uygulanmıştır.

  • Sosyal Bilgiler (Tarih, Coğrafya, Hayat Bilgisi): Çevre bilgisi, yönler, haritaya giriş ile temel ahlak ve ahlak dersleri işlenmiştir.

  • Diğer Dersler: Din bilgisi (ilmihal), resim ve el işi uygulamaları müfredata uygun şekilde yürütülmüştür.

İmza: Bahçeköy Mektebi Baş

öğretmeni (Müdürü)

 

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​1. Belge: Bahçeköy Merʻası (HR.MKT. 16/65)

  • Belge Tarihi: 2 Sefer 1263 / 20 Ocak 1847

  • Dosya / Gömlek: 16 / 65

Kelime Kelime Okunuşu (Transkripsiyon):

Seddeden / Sûret-i varakadır

Dersaʻâdet’e civâr Bahçeköy ahalisinden olup Dersaʻâdet su yolları meraları dâhilinde kâ’in...

Bilezikçi Begos nam zimmî dâʻîsi ve mutasarrıf olduğu çiftlik hududuna dâhil etmek hevesiyle...

Vakıf meralarından hayli miktar yeri bağ ve bahçe ve sair suretle zabt idüb ve mezkûr karye ahalisinden zikr olunan meraların nısfı hissesi dahi...

Katʻan sıhhati olmamağla işbu karye ahalisi mezkûr meraları henüz dava idüb mukaddemce dahi...

Ol-bâbda mezkûr karye ahâlîsinin meralarını muhafaza etmek ve kaffeten mütezarrır olmamaları zımnında...

Ol-bâbda emr u fermân hazret-i veliyyü'l-emrindir.


Aynen Çevirisi:

Senedin / Yazının Suretidir

İstanbul'a komşu Bahçeköy halkından olup İstanbul su yolları meraları içinde bulunan...

Bilezikçi Begos isimli gayrimüslim, kendi çiftliği sınırlarına katmak hevesiyle...

Vakıf meralarından büyük bir kısmı bağ ve bahçe yaparak işgal etmiş ve köy halkının meradaki yarı hissesini de almıştır.

Bu durumun hiçbir hukuki geçerliliği olmadığından köy halkı meraları dava etmekte olup...

Köy halkının meralarının korunması ve mağdur olmamaları için...

Bu hususta emir ve ferman yetki sahibinindir.


​2. Belge: Dere Kirliliği (İ..HUS. 23/74)

  • Belge Tarihi: 11 Şevval 1311 / 17 Nisan 1894

  • Dosya / Gömlek: 23 / 74

Kelime Kelime Okunuşu (Transkripsiyon):

Bâb-ı Âlî - Başkitâbet Dâiresi - 7097

Bahçeköy ahâlisinden ekserîsi pek oğlanları ve ale'l-husûs ʻavretleri (kadınları) kirli câm-şûylarını (çamaşırlarını) bend kere akmakda olan derelerde yıkamakda olduklarına binâen...

Bendlerin ve bentlere giden cûyların (derelerin) su menbaʻ noktası olduğuna ve bu durumun sıhhat-i umûmîyeye muzır bir sebep olacağı Bendler Tıbbî Muayene Memuru Tıbb-ı Mülkiye Binbaşısı Yusuf Bey’in maruzatından anlaşılmış...

Her türlü emrâzın (hastalıkların) sirâyetine sebep olacağından bend derelerine tecavüzden muhafaza eylemek ve fevkalade dikkat ve nezafete riayet eylemek içün icab edenlere emirler virilmesi...

Ol-bâbda emr u fermân hazret-i veliyyü'l-emrindir.

11 Şevval [1]311


(Not: Bir önceki mesajda belirsiz okunan ifade belgenin orijinal rık'a hattında ʻavretleri / kadınları kelimesidir; Ömer Efendi ismi metinde geçmemektedir.)

Aynen Çevirisi:

Bâb-ı Âlî Başkitabet Dairesi (7097)

Bahçeköy halkının çoğu, çoluk çocuğu ve özellikle kadınları kirli çamaşırlarını bendlere akan derelerde yıkamaktadırlar.

Bu derelerin su kaynağı olması sebebiyle toplum sağlığına zarar vereceği Bentler Tıp Memuru Binbaşı Yusuf Bey'in raporuyla anlaşılmıştır.

Hastalıkların bulaşmasına yol açacağından derelerin kirletilmesinin önlenmesi ve temizliğe son derece dikkat edilmesi için ilgililere emir verilmesi hususunda...

Ferman yetki sahibinindir. 11 Şevval 1311 (17 Nisan 1894)


​3. Belge: Mühimme Defteri Vergi Muafiyeti (A.DVNSMHM.d. 25/79)

  • Belge Tarihi: 19 Şaban 981 / 14 Aralık 1573

  • Dosya / Gömlek: Mühimme Defteri 25, Sayfa 79

Kelime Kelime Okunuşu (Transkripsiyon):

Su Yolu Nazırı Hasan’a Hüküm ki:

Cebeci ve Küçük ve Arnavud ve Zekeriya ve Bergos ve Bahçeköy ve Demirli ve Belgradeli ve Orta Belgrad ve Akpınar ve Çıfıtalanı karyeleri der-i devletim su yoluna aid olmağla...

Mezkûr karyeler ahalisi su yollarının tamîr ü merammetinde hidmete muayyen olmağla...

Resm-i cürüm ve cinayeti ve resm-i arûsânesi ve bâd-ı havâsı ber-vech-i arpalık sana tevcih olunmağın...

Buyurdum ki: Mezkûr karyelerde sakin olanları kayd idüb zabt eyleyesin ve su yollarına zarar eriştirmeyesin.

Fî 19 Şa'bân Sene 981


Aynen Çevirisi:

Su Yolu Nazırı Hasan'a Hükümdür:

Cebeci, Küçük, Arnavut, Zekeriya, Bergos, Bahçeköy, Demirli, Belgradlı, Orta Belgrad, Akpınar ve Çıfıtalanı köyleri devletimin su yoluna aittir.

Bu köylerin halkı su yollarının tamir hizmetiyle görevli olduğundan; suç/ceza vergisi, evlilik vergisi ve örfi vergileri sana arpalık (tahsizat) olarak verilmiştir.

Buyurdum ki: Bu köylerde oturanları deftere kaydedip denetleyesin, su yollarına zarar gelmesini engelleyesin.

Tarih: 19 Şaban 981 (14 Aralık 1573)


​4. Belge: Telefon Santrali İşgali (110-9-1-10 / Yer: 74-0-95)

  • Belge Tarihi: 26 Kanun-ı Evvel 1334 / 26 Aralık 1918

  • Dosya / Gömlek: Yer: 74-0-95

Kelime Kelime Okunuşu (Transkripsiyon):

Bâb-ı Âlî - Dâire-i Hâriciye - Kalem-i Mahsûs - 11768

Dahiliye Nezâret-i Celiyle Sâmîsine

Bahçeköy ve Demirciköy telefon şebekesinin Müttefikler tarafından vuku bulan işgali üzerine Jandarma Kumandanlığının işbu şebekeden istifadesi men' edilmiş ise de...

Zikr olunan hattın Müttefikler işgalinde bulunması jandarmaların Müttefikler telefonunu istimal etmelerine mâni teşkil etmeyeceği...

Santralden jandarmaların dahi haberleşme maksadıyla istifade ettirilmesi hususunun tanzimi...

Hariciye Nazırı Namına Müsteşar

26 Kanun-ı Evvel [1]334


Aynen Çevirisi:

İçişleri Bakanlığı Yüce Makamına:

Bahçeköy ve Demirciköy telefon şebekesi İtilaf Devletleri tarafından işgal edilince Jandarma Komutanlığı'nın şebekeyi kullanımı engellenmiştir.

Hat İtilaf işgalinde olsa bile jandarmaların bu telefonu kullanmasına engel olunmaması gerektiği değerlendirilmiştir.

Jandarmaların da haberleşme için santralden faydalandırılmasının düzenlenmesi rica olunur.

Dışişleri Bakanı Adına Müsteşar - 26 Aralık 1918


​5. Belge: Okul Sınav Cetveli (180-9-0-0 / Yer: 123-590-5)

  • Belge Tarihi: 8 Mayıs 1928

  • Dosya / Gömlek: Yer: 123-590-5

Kelime Kelime Okunuşu (Transkripsiyon):

İstanbul Vilâyeti Maarif Müdiriyeti

Hülasa: İmtihan cetvellerinin gönderildiğine dâir.

Bahçeköy 928 tarihi ve 126/192 numaralı tezkereleri üzerine mekteb ilk ve orta sınıf talebelerinin 927-928 sene-i tedrisiyye imtihanları içün lüzumu olan üç nüsha cetvelin tanzim birle leffiyle takdim kılındığı maruzdur.

8 Mayıs [19]28 - Bahçeköy Mektebi Başmuallimi


Aynen Çevirisi:

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne:

Özet: Sınav cetvellerinin gönderilmesine dair.

Bahçeköy Okulu'nun 1928 tarihli ve 126/192 sayılı yazısına istinaden; okul öğrencilerinin 1927-1928 eğitim yılı sınavları için gerekli olan 3 nüsha cetvel düzenlenerek ilişikte sunulmuştur.

8 Mayıs 1928 - Bahçeköy Okulu Başöğretmeni


 

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Fon / Kurum Kodu: 110-9-1-10 / İstiklal Harbi Kataloğu

  • Yer / Yer Bilgisi: 74-0-95

  • Belge Tarihi (Rumi): 26 Kanun-ı Evvel 1334 (26.12.1334)

  • Belge Tarihi (Miladi): 26 Aralık 1918
  • Kurum / Başlık: Bâb-ı Âlî, Dâire-i Hariciye, Kalem-i Mahsûs (Dışişleri Bakanlığı Özel Kalemi)

​Transkripsiyon (Osmanlıca Okunuşu)

Bâb-ı Âlî

Dâire-i Hâriciye

Kalem-i Mahsûs

11768

Dahiliye Nezâret-i Celiyle Sâmîsine

Devletlü Efendim Hazretleri,

​Bahçeköy ve Demirciköy telefon şebekesinin Müttefikler [İtilaf Devletleri] tarafından vuku bulan işgali üzerine Jandarma Kumandanlığının işbu şebekeden ve santralden istifadesi men' edilmiş ise de zikr olunan hattın Müttefikler işgalinde bulunması jandarmaların Müttefikler telefonunu istimal etmelerine mâni teşkil etmeyeceği ve müttefike kumananlığının dahi buna müsaade eyleyeceği...

​Müttefiklerin el koyduğu telefon santralinden jandarmaların dahi haberleşme maksadıyla istifade ettirilmesi hususunun tanzimi ve icabının ifası...

Hariciye Nazırı Namına

Müsteşar

26 Kanun-ı Evvel [13]34 (26 Aralık 1918)


​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Bâb-ı Âlî (Sadrazamlık)

Dışişleri Bakanlığı - Özel Kalem

(Dosya No: 74-0-95 | Tarih: 26 Aralık 1918 / 26 Kanun-ı Evvel 1334)

İçişleri Bakanlığı Yüce Makamına,

​Bahçeköy ve Demirciköy telefon şebekesi ile santrallerine İtilaf Devletleri (Müttefikler) tarafından el konulması üzerine Osmanlı Jandarma Komutanlığı'nın bu hatta erişimi engellenmişti.

​Ancak söz konusu hatların İtilaf Devletleri işgalinde bulunması, Osmanlı jandarmalarının gerektiğinde Müttefiklerin kontrolündeki bu telefon hatlarını haberleşme amacıyla kullanmalarına hukuken veya fiilen engel teşkil etmemelidir. İtilaf kuvvetleri komutanlığının da bu kullanıma izin vereceği değerlendirilmektedir.

​Asayiş ve güvenlik hizmetlerinin aksamaması adına, jandarma birliklerinin söz konusu telefon santralleri ve vasıtalarından gerektiğinde faydalandırılması için İtilaf temsilcileriyle görüşülerek gerekli düzenlemelerin yapılması rica olunur.

Hariciye Nazırı Namına Müsteşar

26

Aralık 1918

 

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Dosya / Kayıt Numarası: Mühimme Defteri No: 25, Sayfa/Sıra: 79 (Yer Bilgisi: 25-79)

  • Belge Tarihi (Hicri): 19 Şaban 981 (H-19-08-981)

  • Belge Tarihi (Miladi): 14 Aralık 1573
  • Fon / Kurum Kodu: A.DVNSMHM.d. (Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri)

​Transkripsiyon (Osmanlıca Okunuşu)

Su Yolu Nazırı Hasan Bey’e Hüküm ki:

Cebeci ve Küçük ve Arnavud ve Zekeriya ve Bergos ve Bahçeköy ve Demirli ve Belgradeli ve Orta Belgrad ve Akpınar ve Çıfıtalanı karyeleri der-i devletim su yoluna aid olmağla...

Mezkûr karyeler ahalisi su yollarının hıfz u harâsetinde ve tamîr ü merammetinde hidmete muayyen u mukayyet olmalarıyla...

Mezkûr karyelerin resm-i cürüm ve cinayeti ve resm-i arûsânesi ve bâd-ı havâsı ber-vech-i arpalık sana tevceeh ve ihsân olunmağın...

Buyurdum ki: Vusûl buldukda mezkûr karyelerde sakin olanların kaffesini kayd idüb zabt u rabt eyleyesin...

Ve hidmetlerinde kusûr etdirmeyüb su yollarına zarar u ziyân eriştirmeyesin...

Tahrîren fî 19 Şa'bân-ı Mu'azzam Sene 981


​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Su Yolu Nazırı Hasan Bey’e Fermandır:

(Kayıt No: Mühimme Defteri 25 / Sayfa 79 | Tarih: 19 Şaban 981 / 14 Aralık 1573)

​Cebeci, Küçük, Arnavut köyü, Zekeriya, Bergos, Bahçeköy, Demirli, Belgradlı, Orta Belgrad, Akpınar ve Çıfıtalanı köyleri devletimin ana su yollarına aittir.

​Adı geçen köylerin halkı su yollarının korunması, bakımı ve tamiratı hizmetinde görevli ve yükümlü bulunduklarından; bu köylerin suç/ceza vergileri (resm-i cürüm ve cinayet), evlilik vergileri (resm-i arusane) ve diğer örfi/düzensiz gelirleri (bâd-ı havâ) sana arpalık (tahsizat) olarak verilip bağışlanmıştır.

​Fermanım sana ulaştığında, bu köylerde ikamet edenlerin tamamını deftere kaydedip kontrolün altına alasın. Görevlerinde hiçbir aksama yaptırmayıp su yollarına bir zarar ve ziyan gelmesine meydan vermeyesin.

Yazılış Tarihi: 19 Şaban 981 (14

Aralık 1573)

 

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Kurum / Fon Kodu: İ..HUS. (İrade - Hususi)

  • Dosya / Gömlek Numarası: 23 / 74

  • Belge Tarihi (Hicri): 11 Şevval 1311 (H-11-10-1311)

  • Belge Tarihi (Miladi): 17 Nisan 1894

​Transkripsiyon (Osmanlıca Okunuşu)

Bâb-ı Âlî

Baskâtib Dâiresi

7097

​Bahçeköy ahâlisinden ekserîsi pek oğlanları [kadınları] ve ale'l-husus Ömer Efendi zerdine [kendi/zürriyetine] gidenler kirli çamaşır yıkamak

cevazından [ameli üzere] derelerde yıkamakda olduklarına binaen bendlerin ve bentlere giden cûyların [derelerin] su menbaʻ

noktası olduğuna işbu köylerde bir de ahâlinin mevcud nezafetine... sıhhat-i umumiyeye muzır bir

sebep olacağı bend-i mezkûrun muayene-i tıbbiyesi için memur Tıbb-ı Mülkiye Askeriye Binbaşısı Yusuf Bey'in maruzatından anlaşılmış...

Hümayun-ı Mülükâne vuku bulup her türlü emraz-ı mülkiye ve dahiliye ve sair illetlerin sirayetine daima sebep

طرح [tarh/sebep] olacağı ve bend-i mezkûrun her türlü asbab-ı

ve kat'an caiz olamayacağından onun dahi irade ve ferman-ı hümayun üzere bend-i mezkûr derelerine

tecavüzden muhafaza eylemek ve fevkalade dikkat ve riayet eylemek içün icab edenlere emirler virilmesi

ve fıkıh-ı aza-yı bu kere dahi merhasat-ı devriyyede olduğu [ilgililere duyurulması] hususu hususiyle

emr olunmağın ol bapta emr u ferman hazret-i veliyyü'l-emrindir.

11 Şevval [1]311 / 5 Nisan [1]310


​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Bâb-ı Âlî (Sadrazamlık)

Başkitabet Dairesi

(Dosya No: 23 / 74 | Tarih: 11 Şevval 1311 / 17 Nisan 1894)

​Bahçeköy halkından çoğunun (özellikle kadın ve ailelerinin) kirli çamaşırlarını bendlere akan derelerde yıkamakta oldukları tespitedilmiştir. Bu durumun bendlerin ve bendleri besleyen derelerin su kaynağı olması sebebiyle genel halk sağlığı açısından büyük zarar teşkil edeceği, bentlerin tıbbi muayenesiyle görevli Askeri Tıp Binbaşısı Yusuf Bey'in raporundan anlaşılmıştır.

​Bendlere akan suların bu şekilde kirletilmesinin çeşitli bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açacağı ve buna kesinlikle müsaade edilemeyeceği için; içme suyu kaynakları olan bu derelere müdahale edilmesinin önlenmesi, temizlik ve hijyen şartlarına fevkalade dikkat edilmesi hususunda ilgili makamlara gerekli emirlerin verilmesi padişahın iradesi gereğidir.

​Bu konuda emir ve ferman yetki sahibi ma

kamındır.

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​Belge Künyesi ve Arşiv Bilgileri

  • Dosya / Gömlek Numarası: 16 / 65

  • Belge Tarihi (Hicri): 02 Sefer 1263 (H-02-02-1263)

  • Belge Tarihi (Miladi): 20 Ocak 1847
  • Fon / Kurum Kodu: HR.MKT. (Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi)

​Günümüz Türkçesine Çevirisi

Özettir / Belge Suretidir

(Dosya No: 16 / 65 | Tarih: 2 Sefer 1263 / 20 Ocak 1847)

​İstanbul'a komşu suyolu köylerinden Bahçeköy ahâlisine ait olup İstanbul suyolları meraları sınırları içinde bulunan alanda...

Bilezikçi Begos adındaki gayrimüslim şahıs, kendi tasarrufundaki çiftliğin sınırlarına katmak hevesiyle...

Vakıf meralarından epeyce bir araziyi bağ, bahçe ve sair şekillerde zapt/işgal edip, adı geçen köy halkına ait meraların yarısını dahi...

Adı geçen meranın haksız zaptı kesinlikle kabul edilemeyecek bir durum olduğundan, işbu köy halkı söz konusu meraları dava etmekte olup daha önce de...

İlgili makamlara durum ihbar edilmişti...

Bu hususta adı geçen köy halkının meralarını korumak ve tamamen mağdur olmalarını önlemek amacıyla...

Ve köy halkının meralarının geri alınması (istirdadı) meselesinin çözüme kavuşturulması...

​Bu konuda emir ve ferman yetki sahibi makam

ındır.

Bahçeköy osmanlı dönemi


​Metnin Okunuşu (Transkripsiyon)

Dahiliye Nezaret-i Celilesine

Hulasa:

Kemerburgaz, Bahçeköy ve Domuzdere ahalisinin ihtiyacatı derecesinde mutlak surette tüccar tarafından müstahsal odunların İstanbul vilayetine nakil ve satışına müsaade olunduğu...

​Bakırköy Jandarma Bölük Kumandanlığı'ndan vukua gelen iş'ar üzerine Ticaret ve Ziraat Nezaret-i Celilesine yazılan tezkereye cevaben mevrud 29 Kanun-ı Sani 338 tarihli tezkerede:

​Kemerburgaz, Bahçeköy ve Domuzdere ahalisinin tüccar tarafından evvelce Belgrad Ormanları'ndan imal ettirilmiş olan odunlardan kendi nakil vasıtalarıyla ihraç ve İstanbul'a nakil ve satışına müsaade edilmiş iken mezkûr odunların kaza haricine çıkarıldığından bahisle muhafaza memurları tarafından müsadere edilmekte olduğundan ve köy tabiiyyetinde bulunan ahalinin de nakliyat ve tüccarlıkla geçindiklerine ve diğer bir gûna (şekilde) vesile-i maişetleri bulunmadığına binaen bilmecburiye mahallerini terk ile başka yerlere hicret eyleyecekleri beyan olunarak...

​Mühim bir kısmını teşkil eden orman emvalinin ziyaına meydan verilmemek kaydıyla ahalinin nakliyat yapmalarına müsaade edilmesi hususunun icabının ifası ifadesiyle Ticaret ve Ziraat Nezaret-i Celilesinden bildirilmiş olmakla...

​Günümüz Türkçesiyle Özeti

  • Konu: Belgrad Ormanları'ndan odun taşıyarak geçimini sağlayan Kemerburgaz, Bahçeköy ve Domuzdere köylülerinin yaşadığı mağduriyet ve çözüm talebi.

  • Gelişme: Daha önce tüccarlar tarafından Belgrad Ormanları'nda kestirilen odunların bu üç köyün ahalisi tarafından kendi araçlarıyla İstanbul'a taşınıp satılmasına izin verilmiştir. Ancak orman muhafaza memurları, ilçe dışına çıkarıldığı gerekçesiyle bu odunlara el koymaya (müsadere etmeye) başlamıştır.

  • Sorun: Bakırköy Jandarma Bölük Komutanlığı ve Ticaret-Ziraat Nezareti raporlarına göre; bu köylülerin taşımacılıktan başka hiçbir geçim kaynağı yoktur. Ürünlerine el konulması durumunda mecburen köylerini terk edip başka yerlere göç etmek zorunda kalacaklardır.

  • Talep: Devlet orman mallarının ziyan edilmemesi veya kaçakçılığa meydan verilmemesi kaydıyla, köylülerin bu odunları nakletmelerine ve satmalarına tekrar izin verilmesi hususunda gereğinin yapılması istenmektedir.

Bahçeköy Osmanlı dönemi


​Metnin Okunuşu (Transkripsiyon)

Türkiye Cumhuriyeti

Başvekâlet

Kalem-i Mahsus Müdiriyeti

Sayı: 582

KARARNAME

​Halkalı Ziraat ve Bahçeköy Orman Mekteb-i Âlîleri öğrencilerinin mecburî olan tatbikat-ı mahsusa vesilesiyle zaman zaman İstanbul’a geldiklerinde ve erzak ve evrak-ı tedrisiyenin nakli hususunda hayli müşkülata uğranılmakta olduğu ve yazın şiddetli sıcaklarda ve kışın fırtınalı havalarda saatlerce yaya yürümek mecburiyeti hasıl olmadan ilim ve tahsile imkân kalmadığı gibi fırtınalı havalarda hayvanat ve nakil vasıtalarının merzukatının (yiyeceklerinin) irsaline (gönderilmesine) imkân görülemediğinden, talebe ve erzakın naklini teshil etmek (kolaylaştırmak) üzere her iki mektep için birer kamyonetin Maarif Tahsisat-ı Tesisiyesinden mübayaası (satın alınması) hususundaki karar-ı rabtı mutazammın (içeren) Ziraat Vekâlet-i Celilesinin 24/5/1340 (24 Mayıs 1924) tarih ve 214/233 sayılı tezkeresi üzerine Heyet-i Vekilece icra-yı icabı tezekkür olunarak tefviz-i icazet edilmesi (izin verilmesi) Ziraat Vekâleti ile Maliye Vekâlet-i Celilelerine tebliğ olunmak üzere karargir olmuştur.

2/6/1340 (2 Haziran 1924)

Türkiye Reisi cumhur: Gazi Mustafa Kemal [İmza]

Başvekil: İsmet [İmza]

(Diğer Vekillerin İmzaları)

​Günümüz Türkçesiyle Özeti

  • Konu: Halkalı Ziraat ve Bahçeköy Orman Yüksekokulları (Mekteb-i Âlî) öğrencileri ile erzaklarının taşınması için taşıt alımı.

  • Gerekçe: Öğrencilerin zorunlu uygulamalı dersler için İstanbul'a gidiş gelişlerinde, yazın sıcakta ve kışın fırtınalı havalarda saatlerce yürümek zorunda kalmaları; ayrıca okulun erzak ve ders gereçlerinin naklinde büyük zorluklar yaşanması.

  • Karar: Talebe ve erzak nakliyatını kolaylaştırmak amacıyla, Maarif (Eğitim) bütçesinden karşılanmak üzere her iki okul için birer adet kamyonet satın alınmasına Bakanlar Kurulu (Heyet-i Vekile) tarafından karar verilmiştir.

23 Ağustos 2026 Pazar

1922 rum halkı bahçeköy orman Fakültesini işgali

 

Belge Künye Bilgileri

  • Kurum / Fon: T.C. Ticaret ve Ziraat Nezareti / Orman Müdiriyet-i Umûmîyesi / İskân Müdiriyeti (272-0-0-11 / İSKÂN)

  • Yer Bilgisi (Dosya / Gömlek): 16-62-10 (Sıra No: 1)

  • Tarih: 18 Eylül 1922 (18.09.1922 / 18 Eylül 1338)

  • Sayı / Evrak Numarası: 41 / 1066

  • Belge Türü: Ticaret ve Ziraat Nezareti’nden Dahiliye Nezareti’ne (İskân-ı Mühâcirîn Müdiriyeti) Yazılan Resmî İhtar/Tahliye Yazısı

​Transkripsiyon (Metin Çözümü)

Başlık:

Ticaret ve Ziraat Nezareti

Orman Müdiriyet-i Umûmîyesi

Sayı: 41 / 1066

Tarih: 18 Eylül 1338 / 18 Eylül 1922


Özet / Hülasa:

Hülasa: Rum mühâcirleri tarafından işgal edilen Bahçeköy’deki Orman Mekteb-i Âlîsi binasının bir an evvel tahliyesi hakkında.


Metin:

"Marûz-ı çâkerâneleridir;"

"Bahçeköy’de vaki Orman Mekteb-i Âlîsi binasının Rum mühâcirleri tarafından işgal edildiği ve okul binasının tahliye ettirilmesi hususu daha önce 17 Ağustos 1338 tarih ve 2886 numaralı tezkere-i acizânemle arzedilmiş idi."

"Lâkin bugün dahi söz konusu Rum mühâcirlerin okul binasından çıkarılmadığı ve durumun böyle devam etmesi halinde yeni ders senesinin başlaması ve öğrencilerin yerleşmesi imkânsız hale geleceği anlaşılmıştır."

"Eğitim ve öğretim aksamadan derslere başlanabilmesi ve binada meydana gelebilecek tahribatın önüne geçilmesi amacıyla mezkûr okul binasını işgal eden Rum mühâcirlerin derhal başka bir yere nakledilerek binanın tamamen tahliye ettirilmesi hususunda Dahiliye Nezareti’ne tezkere yazılması ve gereğinin ifası istirham olunur."

"Ol babda emr u ferman hazret-i veliyyü'l-emrindir."

Ticaret ve Z

iraat Nazırı

​Günümüz Türkçesiyle Çevirisi

Ticaret ve Tarım Bakanlığı (Ticaret ve Ziraat Nezareti)

Orman Genel Müdürlüğü

"Özet: Rum göçmenler tarafından işgal edilen Bahçeköy Orman Yüksekokulu binasının bir an önce boşaltılması hakkında.

Yüksek Makama;

Bahçeköy’de bulunan Orman Mekteb-i Âlisi (Orman Yüksekokulu) binasının Rum göçmenler (mühâcirler) tarafından işgal edildiği ve binanın bir an önce boşaltılması gerektiği 17 Ağustos 1922 tarihli yazımızla bildirilmişti.

Ancak bugüne kadar göçmenlerin okuldan çıkarılmadığı görülmüştür. Yaklaşan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrencilerin okula kabul edilmesi ve derslerin başlaması bu işgal sebebiyle imkânsızlaşmaktadır.

Eğitim hizmetlerinin aksamaması, okulun kamu hizmetine devam edebilmesi ve binanın zarar görmemesi için Rum göçmenlerin derhal başka bir yere nakledilerek okulun acilen tahliye edilmesi hususunda İçişleri Bakanlığı’na (Dahiliye Nezareti) talimat verilmesini

arz ederim."

​Belgenin Özeti ve Önemi

​Kurtuluş Savaşı’nın son safhası olan Eylül 1922’ye (Büyük Taarruz ve İzmir’in kurtuluşunun hemen sonrasına) denk gelen bu belge; Mütareke ve savaş koşullarının yarattığı göç dalgaları ile kamu binalarının durumunu yansıtmaktadır.

​Marmara bölgesindeki hareketlilikten dolayı Bahçeköy Orman Okulu binasına yerleşen Rum göçmenlerin, yeni eğitim dönemi başlarken okulu aksatması üzerine Orman Genel Müdürlüğü bürokratik girişimde bulunmuş ve İçişleri Bakanlığı’ndan tahliye talep etmiştir. Belge, Bahçeköy Orman Fakültesi tarihçesi ve Mütareke dönemi göç/eğitim sorunları açısından önemli bir tarihsel kayıttır. 

İşgal yılında Fransız askerlerin Bahçeköy’de mallara el koyması

 

Belge Künye Bilgileri

  • Kurum / Fon: Türkiye Devleti Dahiliye Vekaleti / Emniyet-i Umumiye Müdiriyeti / Zararlar Mefkûresi Kayıtları (2763)

  • Yer Bilgisi (Dosya / Gömlek): 47897-228982-52

  • Tarih: 18 Mart 1922 (18.03.1922 / 18 Mart 1338)

  • Belge Türü: Bahçeköy Köyü İhtiyar Heyeti ve Muhtarlığı Tarafından Düzenlenen Zarar-Ziyan ve Müsadere İhbar Belgesi (Mühürlü İlam)

​Transkripsiyon (Metin Çözümü)

Metin:

"Harb-i Umûmî ve mütâreke döneminde işgal devletleri tarafından emr-i cebir ve hususat-ı muhtelifeyle..."

"...Bahçeköy karyesine verilen zarar miktarının ahali tarafından yapılan tahkikat neticesinde..."

"...elli iki adet bakır pota ile beş yüz altmış altı Lira-yı Osmânî ve maarif evrakına el konulduğu..."

"...ve işbu el koyma hadisesine dair tanzim olunan ilm-ü haberin hükümet-i âliyyeye takdim edildiği tasdik

olunur."

İmzalar ve Mühürler (Alt Kısım):

  • Muhtar: (Mühür)

  • Kâtib: (Mühür)

  • A'zâ (Üye): (Mühür)

  • A'zâ (Üye): (Mühür)

: (Mühür)

​Günümüz Türkçesiyle Çevirisi

Bahçeköy Köyü Muhtarlığı ve İhtiyar Heyeti Tasdik Senedi

"Dünya Savaşı ve Mütareke (İşgal) döneminde, işgalci Fransız/İtilaf kuvvetlerinin baskı ve el koyma eylemleri sebebiyle Bahçeköy halkının uğradığı zararlar köylülerce araştırılmıştır.

Yapılan incelemede; Fransız askerleri tarafından Bahçeköy ahalisine ait 52 adet büyük bakır kap/pota, 566 Osmanlı Lirası nakit para ve okul/eğitim evrakına el konulduğu kesin olarak tespit edilmiştir.

Söz konusu gasp ve el koyma olayına dair hazırlanan bu resmî rapor, mağduriyetin giderilmesi talebiyle Yüce Hükümet makamlarına sunulmak üzere imza ve mühür altına alı

nmıştır."

​Belgenin Özeti ve Önemi

​18 Mart 1922 tarihli bu resmî ihbarname, Mütareke döneminde İstanbul'u işgal eden İtilaf devletlerinden Fransız birliklerinin Bahçeköy'deki sivil halka yönelik el koyma ve zorbalıklarını kayıt altına almaktadır.

​Bahçeköy Muhtarı, Kâtibi ve Köy İhtiyar Heyeti azalarının mühürlerini taşıyan bu yerel belge; işgal kuvvetlerinin köylünün mutfak ve imalat gereçlerine (bakır potalar), parasına ve hatta okul kayıtlarına kadar el koyduğunu kanıtlaması açısından Millî Mücadele dönemi İstanbul işgal tarihinin birinci elden somut vesikalarından biridir. 

Bahçeköy 1908 bira fabrikası

 

Belge Künye Bilgileri

  • Kurum / Fon: Bâb-ı Âlî Sadâret Evrak Odası (BEO), Şûrâ-yı Devlet (Tanzimat / Maliye ve Nâfıa Dairesi)

  • Yer Bilgisi (Dosya / Gömlek): 3434-257508 (Görüntü Sayısı: 13, Sıra No: 1)

  • Tarih: 19 Şevval 1326 / 14 Kasım 1908 (H-19-10-1326)

  • Sayı / Evrak Numarası: 1059 / 75

  • Belge Türü: Şûrâ-yı Devlet Mazbatası / Sadâret Beraat ve Gümrük Muafiyeti Mazbatası

​Transkripsiyon (Metin Çözümü)

Başlık:

Bâb-ı Âlî

Sadâret Evrak Odası

Şûrâ-yı Devlet

Maliye ve Nâfıa Dairesi

Sayı: 1059 / 75

Tarih: 19 Şevval 1326


Metin:

"Ticaret ve Nâfıa Nezaret-i Celîlesi’nin Şûrâ-yı Devlet’e havale buyurulan tanziriyesinde; Bahçeköy karyesi civarında imal olunacak bira fabrikası içün Avrupa’dan celb olunacak âlât ve edevâtın gümrük resminden muaf tutulması talebiyle..."

"...fabrika kurmak üzere müracaat eden müteşebbislerin Avrupa'dan ithal edecekleri makine, makine parçaları, âlât ve edevâtın dökümünü havi ilişikteki defter incelenmiş olup..."

"...Sanayi Teşvik Kanunu ve sanayi müesseselerine tanınan muafiyet nizamnamesi ahkâmı mûcebince, söz konusu bira fabrikasının tesisi için lüzumlu olan bu makine ve edevâtın gümrük vergisinden (Rüsumat) muaf tutularak ithaline izin verilmesi..."

"...Gümrük Müdiriyet-i Umûmîyesi’ne ve ilgili makamlara bildirilmek üzere tezkere-i sâmiyyenin tanzim olunması hususu kararlaştırı

lmıştır."

​Günümüz Türkçesiyle Çevirisi

T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi - Sadâret Evrak Odası

Şûrâ-yı Devlet (Devlet Şûrası / Danıştay) Maliye ve Bayındırlık Dairesi

"Ticaret ve Bayındırlık Bakanlığı’ndan Devlet Şûrası’na sevk edilen yazıda; Bahçeköy yakınlarında kurulması planlanan bira fabrikası için Avrupa’dan getirilecek makine, araç ve gereçlerin gümrük vergisinden muaf tutulması istenmiştir.

Fabrikanın inşası ve üretimi için yurt dışından ithal edilecek alet ve edevatın listesini içeren defter incelenmiştir.

Sanayiyi teşvik mevzuatı uyarınca, kurulacak bu fabrikanın üretim ekipmanlarının gümrük vergisinden muaf tutularak ülkeye girişine izin verilmesi ve ilgili gümrük idarelerine gerekli talimatların yazılması uygun görü

lmüştür."

​Belgenin Özeti ve Önemi

​1908 (II. Meşrutiyet’in ilanı dönemi) tarihli bu resmî Şûrâ-yı Devlet kararı, Osmanlı Devleti’nin son döneminde İstanbul çevresinde (Bahçeköy/Çatalca hattı) sanayileşme ve özel teşebbüs yatırımlarını destekleme politikasını belgelemektedir.

​Bahçeköy civarında kurulacak olan bira fabrikasının teknolojik altyapısı için Avrupa’dan getirilecek makinelerin gümrük resminden (ithalat vergisinden) muaf tutulması karara bağlanmıştır. Belge, dönemin sanayi teşvik uygulamalarını ve bölgedeki ticari/sınai gelişimi göstermesi bakımından son derece önemlidir. 



Belge Künye Bilgileri

  • Kurum / Fon: Bâb-ı Âlî Sadâret Evrak Odası (BEO), Şûrâ-yı Devlet (Maliye ve Nâfıa Dairesi Ek Listesi)
  • Yer Bilgisi (Dosya / Gömlek): 3434-257508 (Görüntü No: 14)
  • Tarih: 19 Şevval 1326 / 14 Kasım 1908 (H-19-10-1326)
  • Belge Türü: Gümrük Muafiyeti İthalat İzin Listesi ve Fatura Detay Cetveli (Osmanlıca ve Fransızca İki Dilli Malzeme Defteri)

​Transkripsiyon (Metin Çözümü)

Fransızca ve Osmanlıca Malzeme Kalemleri:

  • 1 Boîte à étoupe (1.210 kg): Piston salmastra kutusu ve aksamı.
  • 1 Appareil Mollerup (16 kg): Mollerup tipi yağlama cihazı.
  • Tige de piston (170 kg): Piston mili (Piston sapı).
  • Tige de soupapes: Sübap milleri (Sübab sapı).
  • Anneaux pour le cylindre à pression (100 kg): Basınç silindiri segmanları / halkaları.
  • 95.000 Kilog. de peilage de brique aggloméré: 95.000 kg özel tuğla kaplaması ve izolasyon malzemesi.
  • 5.000 Kilog. Enduit spécial et goudron: 5.000 kg özel harç ve katran.
  • 80 Fûts fixes de 80 hectol (80 adet): 80 hektolitrelik sabit büyük ahşap fıçılar.
  • 500.000 Bouteilles (500.000 adet): 500 bin adet cam bira şişesi.
  • 50 Barils diverses grandmas: Çeşitli ebatlarda 50 adet bira fıçısı.

Şirket Mührü ve Türkçe Not:

Şirket İsmi: "THE NECTAR BREWERY CO. LTD." (Nektar Bira Fabrikası Anonim Şirketi)

Metin:

"İşbu liste mezkûr bira fabrikası için Avrupa'dan celp edilecek makine ve edevatın dökümüdür. Sanayi Muafiyet Nizamnamesi hükümlerine göre gümrük resminden muaf olarak ithaline müsaade edilmiştir."


​Günümüz Türkçesiyle Çevirisi

"Bahçeköy’de kurulacak olan Nektar Bira Fabrikası ('The Nectar Brewery Co. Ltd.') için Avrupa’dan ithal edilecek teknik ekipman ve ambalaj malzemesi listesidir:

  • Makine Parçaları: Yüksek basınç silindir segmanları, piston ve sübap milleri, Mollerup yağlama sistemleri.
  • İzolasyon ve İnşaat Malzemesi: 95.000 kg özel fırın tuğlası/kaplaması ve 5.000 kg özel izole katranı.
  • Depolama ve Ambalaj: 80 adet devasa depolama fıçısı (her biri 80 hektolitre), 500.000 adet boş cam bira şişesi ve 50 adet nakliye fıçısı.

Osmanlı Sanayiyi Teşvik Mevzuatı kapsamında bu listede kayıtlı tüm malzeme ve ekipmanın gümrük vergisinden muaf tutularak ithaline onay verilmiştir."


​Belgenin Özeti ve Önemi

​Önceki resmi yazışmanın ekinde yer alan bu detaylı malzeme listesi, Osmanlı dönemi sanayileşme tarihine dair teknik ve somut veriler sunmaktadır.

​Bahçeköy/Büyükçekmece hattında dönemin en modern sanayi tesislerinden biri olarak kurulan Nektar Bira Fabrikası'nın makine aksamından 500 bin adetlik cam şişe siparişine kadar tüm ithalat kalemleri resmi kayda geçirilmiştir. Osmanlıca ve Fransızca olarak iki dilde hazırlanan bu detaylı fatura, Meşrutiyet dönemi sanayi teşviklerinin ve sanayi altyapısının niteliğini kanıtlayan eşsiz bir arşiv belgesidir.


Abdülmecid bendi

 

Belge Künye Bilgileri

  • Kurum / Fon: T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Hatt-ı Hümâyûn Kataloğu (HAT)

  • Yer Bilgisi (Dosya / Gömlek): 1627-25

  • Tarih: 29 Zilhicce 1255 / 4 Mart 1840 (H-29-12-1255)

  • Belge Türü: Şeyhülislâm (Mekteb-i Meşîhat) Tarafından Sultan Abdülmecid’e Sunulan Resmî Sadâret / Şeyhülislâmlık Takriri (Hatt-ı Hümâyûn İrade Ricası)

​Transkripsiyon (Metin Çözümü)

Ana Metin:

"Hüve"

"Uzlu/Devletlü..."

"Tavsîften مستغنی (müstağnî) olduğu üzere ذات kudsiyyet-âyât-ı حضرت şâhâneverine موافق ilâhiyye ve inâyet-i samedâniyye irâze-i eser-i خيرiyyetine جناب mülûkânelerinden Bahçeköy karyesinde مجدداً (müceddeden) binâ ve ihyâsına muvaffak buyurulan bend-i bî-mânend-i hümâyûnlarının bâni-i şenşehî-i erzân buyurulmuş olduğundan..."

"...duâ-nümâ-yı ihlâs ile sâir ulemâ duâcıları bende-i lutf u inâyet..."

"...ol mahalle sürûr-efzâ ile vürûd ve bend-i cedîd-i hümâyûnlarının ümmet-i Muhammed’e velî-ni'met ve ferah-resân..."

"...reâyâ-yı hâk-i pây-ı tûtiyâ-sâ-yı حضرت hilâfet-penâhîye bir kat daha minnet ve şükran..."

"...id'â-yı merâsim-i teşekkür ve hamdiyyet ve جناب izz ü müteâl مبارك ve mes'ûd ذات şevket-simât-ı şâhânelerine sıhhat ve âfiyetle tûl-i ömürler i'tâ eyleyip..."

"...ve hayrât-ı celîlelerine mazhar ve muvaffak buyurması duavât-ı icâbet-âyâtıyla mukâbele olunarak bir vakit-i münâsibde hâk-i uyûn-ârâ-yı جناب tâcdârîye arz olunmak üzere sarf-ı himmet ve azîmet olunduğu der-i aliyye-i arz u i'lâm olunmuş olmakla ol babda

ferman-ı hümâyûn..."

Derkenar (Yan / Alt Notlar):

"Marûz-ı bende-i kemîneleridir ki;"

"Sîr-âb kerde-i hâcet-mendân-ı cihân olan eser-i hayr u hayrât..."

"Bahçeköy’de yeniden inşâ ve ihyâ buyurulan bend-i hümâyûn..."

"Şeyhülislâm efendi hazretleri ile vükelâ-yı fihâm ve ulemâ-yı kirâm bendeniz..."

"Birlikte azîmetle bend-i mezkûru seyir ve temâşâ edip..."

"Mübârek hayır duâlar edilmiş olduğu ve hünkârımız hazretlerinin ömr-i şevketlerinin efzûn olması temennî kılındığı arz olunur."


​Günümüz Türkçesiyle Çevirisi

"Padişahım, Yüce Hükümdarım;

Bahçeköy yakınlarında Şanlı Padişahımızın hayır eseri olarak yeniden inşa ve ihya ettirdiği eşsiz su bendinin (Büyük Bend / Sultan Abdülmecid Bendi) yapımı tamamlanmıştır.

Şeyhülislâm Efendi Hazretleri, devlet vekilleri, ulema ve din adamları kullarınız belirtilen bendin bulunduğu alana giderek bu yüce yapıyı yerinde incelemişlerdir.

İstanbul halkına ve Ümmet-i Muhammed’e büyük bir ferahlık ve hayat kaynağı sağlayan bu muazzam su bendinin tamamlanması vesilesiyle dualar edilmiş; Padişahımızın sağlık, afiyet ve uzun ömürler sürmesi, hayırlarının kabul olması için Yüce Allah’a niyazda bulunulmuştur.

Yapılan bu ziyaret, duahanların duaları ve tören merasimi Padişahımızın yüksek makamlarına saygıyla arz olunur. Takdir ve ferman Padişa

hımızındır."

​Belgenin Özeti ve Önemi

​1840 (H. 1255) tarihli bu Hatt-ı Hümâyûn belgesi, Sultan I. Mahmud ve Sultan II. Mahmud dönemlerinde başlayan Bahçeköy’deki su bendleri zincirinin son büyük halkası olan "Yeni Bend" (Sultan Abdülmecid Bendi) inşasının bitimi münasebetiyle düzenlenen resmî açılış ve dua merasimini konu alır.

​İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan bu stratejik bende Şeyhülislâm ve devlet erkanının giderek duada bulunması, Osmanlı mimarlık ve imar tarihinde su yapılarına verilen devlet protokolü seviyesindeki değeri açıkça göstermektedir. 

Bahçeköy bir ailenin iskanı


​Karacaova Mübadili Hasan Baba Oğlu Ali’nin Bahçeköy’deki İskân Süreci

​1923 Nüfus Mübadelesi sonrasında Yunanistan'ın Selanik vilayeti, Karacaova kazası Fuştani köyünden Türkiye’ye göç eden mübadillerin iskân işlemleri kapsamlı bir bürokratik takiple yürütülmüştür.

​Bu süreçte İstanbul Valiliği, 27 Kasım 1924 tarihli resmi tezkiresinde (Dosya/Gömlek: 20-99-40, Kurum: 272-0-0-11 / İSKÂN) Bahçeköy, Gümüşdere, Fener ve Cebeci köylerindeki Rum nüfusun tamamen tahliye edildiğini teyit ederek bu alanları yeni gelecek Türk mübadillerin kullanımına hazır hale getirmiştir.

​Karacaova (Fuştani) göçmenlerinden olan Hasan Baba oğlu Ali, ilk aşamada Yalova'nın Fırın köyüne sevk edilmiş, ancak daha sonra Bahçeköy’e yerleşen babası Hasan Baba’nın yanına nakledilmek ve aile birliğini sağlamak üzere başvuruda bulunmuştur.

​İdari İnceleme ve Bürokratik Takip Süreci

  • 21 Ekim 1927 Tarihli Başvuru: İstanbul Valiliği İskân Müdürlüğü, 9251 / 2120 sayı ve 58-158-13 gömlek numaralı resmi yazı ile Dahiliye Vekâleti’ne (İçişleri Bakanlığı) başvurarak mübadil Ali’nin iskân talebine dair durumun incelenmesini istemiştir.

  • 27 Ocak 1928 Tarihli Tekit Yazısı: İşlemlerin gecikmesi üzerine İstanbul Valisi imzasıyla yazılan tekit (hatırlatma) yazısında, Ali’nin Bahçeköy’de babasının yanında iskân edilmesi talebinin ehemmiyetle sonuçlandırılması gerektiği Bakanlığa bildirilmiştir.

  • 28 Ocak 1928 Büro Kaydı: Dahiliye Vekâleti İskân Genel Müdürlüğü Arazi ve Binalar Şubesi, Valilikten gelen 29589 / 1272 evrak numaralı yazıyı incelemeye almıştır.

​İnceleme Sonucu ve İskân Kararı

​Yapılan saha araştırmaları ve kolluk incelemeleri neticesinde; Hasan Baba oğlu Ali’nin babasından ayrı müstakil bir aile oluşturmadığı ve tek başına bir mülk sahibi olmadığı tespit edilmiştir. Aile bütünlüğünün korunması ilkesi doğrultusunda, Ali’nin Bahçeköy’de babası Hasan Baba’nın nezdinde iskân edilmesi idari açıdan uygun bulunmuştur.

​İskân Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan karar taslağı ve 24 Nisan 1928 tarihli 4125, 4210 ve 10426 numaralı dosya şerhleriyle Ali’nin nüfus ve tescil kayıtları tamamlanmıştır.

​Sonuç ve Arşiv Tescili

  • 30 Nisan 1928 (Karar Tarihi): 272-0-0-12 / MUHACİRİN fon kodu ve 58-158-13 dosya numarası altında Dahiliye Vekâleti İskân Genel Müdürlüğü kararı resmileştirilerek İstanbul Valiliği’ne bildirilmiştir.

  • Arşiv Kaydı (Hulâsa-i Mâl): 20 Nisan 1928 tarihli indeks çizelgesiyle 52282 vilayet kayıt, 425 özel kayıt ve 1428 ruhsat numarası verilerek işlem tamamlanmış, mübadil Ali’nin Bahçeköy’deki iskân dosyası arşive kaldırılmıştır.

25 Temmuz 2026 Cumartesi

 


KARACAOVA BÖLGESİ HAKKINDA TARİHİ GERÇEKLER

Karacaova bölgesi hakkında sosyal medyada, bölgenin tarihini tek bir etnik kimliğe indirgemeye çalışan ve kamuoyunu yanıltan paylaşımlar yapılmaktadır.

Bu iddiaları ortaya atanlar; Osmanlı Devleti arşivlerini, müdevver defterlerini, nüfus kayıtlarını, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivlerini, resmî yazışmaları ve mübadele döneminde atalarımızın kendi beyanlarıyla düzenlenen tasfiye talepnamelerini büyük ölçüde göz ardı etmektedir. Bunun yanında, mübadeleyle Türkiye'ye gelen ailelerin nesilden nesile aktardıkları güvenilir sözlü tarih anlatımları ve aile hafızaları da çoğu zaman dikkate alınmamaktadır.

Bunun yerine, Balkan Savaşları sonrasında milliyetçi bakış açısıyla kaleme alınmış bazı eserler ve siyasi amaçlarla hazırlanmış haritalar tarihî gerçeklerin yerine konulmaktadır. Oysa Karacaova ve Makedonya bölgesi hakkında bilgi veren kaynaklar yalnızca Balkan milliyetçisi yazarlarla sınırlı değildir. Bölgeyi ziyaret eden Batılı seyyahlar, diplomatlar ve askerî gözlemciler de eserlerinde Karacaova'nın sosyal yapısı, nüfusu ve günlük yaşamına ilişkin önemli bilgiler aktarmışlardır. Ancak bu eserler de, diğer bütün kaynaklar gibi, tek başına kesin delil olarak değil; Osmanlı arşiv belgeleri, nüfus kayıtları ve diğer resmî belgelerle birlikte değerlendirilmelidir.

Osmanlı Devleti'nin iskân politikaları da Karacaova'nın nüfus yapısını anlamada büyük önem taşımaktadır. Savaşlar, göçler, salgınlar ve çeşitli nedenlerle Hristiyan nüfusun azaldığı veya tamamen boşaldığı köylere, devlet tarafından farklı bölgelerden Müslüman nüfus iskân edilmiştir. Evlad-ı Fatihan, Yörük, Konyar, Tatar, Arnavut ve Boşnak topluluklarının bölgeye yerleştirilmesi, Osmanlı'nın uyguladığı iskân siyasetinin bir parçasıdır. Bu nedenle Karacaova'nın nüfus yapısı, yüzyıllar boyunca meydana gelen göçler ve devletin iskân uygulamaları sonucunda oluşmuş çok katmanlı bir toplumsal yapıya sahiptir.

Resmî kayıtlarda Karacaova bölgesinden gelen Müslüman halk; Evlad-ı Fatihan, Yörük, Konyar, Tatar, Arnavut ve Boşnak gibi tanımlamalarla yer almaktadır. Bunlar dönemin devlet kayıtlarında geçen resmî ifadelerdir. Ayrıca mübadeleyi yaşamış ailelerin sözlü tarih anlatımları da bölgenin çok katmanlı sosyal yapısını doğrulamaktadır. Bu nedenle Karacaova'nın tarihini tek bir etnik kimliğe indirgemek, tarihî belgelerle bağdaşmamaktadır.

Dil konusu da çoğu zaman yanlış yorumlanmaktadır. Karacaova'da günlük yaşamda iki dillilik yaygındı. Bölgenin yerel konuşma dili, tarihî Makedonya coğrafyasına özgü bir konuşma biçimiydi. Bu konuşma dili, bugünkü Makedoncadan, Bulgarcadan ve Pomakça olarak adlandırılan konuşma biçimlerinden farklı özellikler taşımaktaydı. Tarih boyunca insanlar yaşadıkları coğrafyanın ortak iletişim dilini öğrenmiş ve kullanmışlardır. Konuşulan dil tek başına etnik kimliği belirlemez. Bugün Türkiye'de farklı kökenlerden milyonlarca vatandaşın ana dilinin Türkçe olması nasıl kökenlerini değiştirmiyorsa, Karacaova'da yerel dili konuşmuş olmak da insanların etnik kimliğini tek başına belirlemez.

Hiç kimsenin; resmî arşiv belgelerini, nüfus defterlerini, müdevver kayıtlarını, tasfiye talepnamelerini, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivlerini ve bölge insanının nesilden nesile aktardığı güvenilir sözlü tarih mirasını yok sayarak Karacaova'nın tarihini yeniden yazma hakkı yoktur.

Bulgarcılık veya Pomakçılık üzerinden Karacaova'nın geçmişini açıklamaya çalışan yaklaşımlar bilimsel tarihçilik açısından yeterli değildir. Bulgarlara, Pomaklara, Arnavutlara, Boşnaklara ve Balkanların bütün halklarına saygımız sonsuzdur. Ancak Karacaova'dan mübadeleyle gelen ailelerin geçmişi; resmî arşiv belgeleri, nüfus kayıtları, tasfiye talepnameleri, devlet kayıtları, Batılı seyyahların ve dönemin gözlemcilerinin aktardıkları bilgiler ile bunları destekleyen güvenilir sözlü tarih kaynakları birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.

Tarih; siyasi görüşlerle, sonradan çizilmiş haritalarla veya ideolojik yorumlarla değil; resmî arşiv belgeleri, dönemin kayıtları, iskân politikalarını ortaya koyan devlet belgeleri, Batılı seyyah ve gözlemcilerin tanıklıkları ile bunları destekleyen güvenilir sözlü tarih verileri birlikte değerlendirilerek yazılır. Gerçek tarih, belgeye dayanır; yorum ise belgenin önüne geçemez.


14 Temmuz 2026 Salı

EVLÂD-I FÂTİHÂN'A TÂBİ SELANİK SANCAĞI KARACAOVA (KARACAABAD) BÖLGESİNDE TÜRK İSKÂNI VE DEMOGRAFİK YAPI

EVLÂD-I FÂTİHÂN'A TABİ SELANİK SANCAĞI KARACAOVA (KARACAABAD) BÖLGESİNDE TÜRK İSKÂNI VE DEMOGRAFİK YAPI


​Bu çalışma; Osmanlı öncesi ve Osmanlı dönemi boyunca Karacaova bölgesinde gerçekleştirilen Türk ve Müslüman iskânını incelemektedir. Araştırmanın amacı; bölgedeki demografik ve kültürel yapının tarihî gelişim sürecini ortaya koymak, özellikle Osmanlı iskân politikaları çerçevesinde Karacaova’nın nasıl Türkleştirildiğini ve İslamlaştırıldığını arşiv belgeleriyle destekleyerek sunmaktır.


​1. Bizans Dönemi ve Erken Türk Varlığı (11–12. Yüzyıl)

​Karacaova (Moglena) bölgesi, 11. yüzyıldan itibaren Bizans kroniklerinde Peçenek ve Kuman boylarının yoğun olarak yerleştiği bir coğrafya olarak geçmektedir¹. Dönemin önemli kaynaklarından Anna Komnene² ve Zonaras³, Moglena bölgesindeki bu Türk topluluklarının varlığını açıkça kaydetmektedir. Ünlü tarihçi Akdes Nimet Kurat da Osmanlıların 14. yüzyılda bölgeye ulaştığı sırada, bu toplulukların Türk kimliklerini hâlâ korumakta olduğunu belirtmektedir⁴.


​Moglena ve Lavra Belgesi (1184)

​İmparator I. Andronikos Komnenos’un 1184 tarihli prostaxis belgesi⁵; Kumanların, Büyük Lavra Manastırı’na ait yaylaklarda hayvanlarını otlattıklarını ve buna karşılık vergi ödediklerini kaydeder. Bu resmî kayıt, Kumanların Bizans idaresine tabi, yerleşik ve kayıt altında olan bir topluluk teşkil ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.


​2. Osmanlı Fethi ve Evlâd-ı Fâtihân İskânı (14. Yüzyıl Sonu)

​Osmanlı fethinin ardından Karacaova, "Evlâd-ı Fâtihân" iskân politikası çerçevesinde Türk ve Müslüman unsurlar yerleştirilerek yeniden şenlendirilmiştir⁶. Gazi Evrenos Bey komutasındaki fetih ordusu; bölgeye Anadolu’dan Türkmen gruplarını, Rumeli içlerinden ise Müslüman nüfusu sevk ederek yerleştirmiştir. Bu planlı iskân politikası sayesinde bir yandan bölgenin askerî güvenliği tesis edilirken, diğer yandan tarımsal üretimin artması sağlanmıştır.


​3. Osmanlı Dönemi Karacaova İskânı (15.–19. Yüzyıl)

​Osmanlı idaresi altındaki Karacaova, sahip olduğu stratejik konumu nedeniyle yüzyıllar boyunca Türk ve Müslüman göçlerine sahne olmuştur. Bölgeye yerleştirilen başlıca gruplar şunlardır:

​Anadolu’dan Gelen Konyar Türkmenleri: 16. ve 17. yüzyıllarda başta Konya ve Karaman olmak üzere Anadolu'dan getirilen Konyar boyları bölgeye yerleştirilmiştir. Anton Tuma, Die Türken in Europa adlı eserinde Karacaova ve çevresine Konyar Türklerinin yerleştirildiğini açıkça belirtmektedir. Bu iskân hareketi, tarihçi M. Tayyib Gökbilgin tarafından da belgelenmiştir.


​Evlâd-ı Fâtihân Aileleri: Osmanlı Devleti'nin fetih döneminde Rumeli'ye geçen akıncı beylerinin ve gazilerin soyundan gelen bu imtiyazlı askerî-sosyal sınıflar (Yörük, Tatar, Konyar); Karacaova bölgesinde Hristiyan nüfusu azalmış veya tamamen boşalmış köylere yerleştirilmiştir. Bu aileler, bölgenin Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde en önemli yapı taşını oluşturmuştur.


​Balkan İçlerinden Gelen Müslüman Topluluklar: Osmanlı yönetimi; Arnavutlar, Boşnaklar ve gulâm kökenli diğer Müslüman unsurları Rumeli'nin farklı bölgelerinden getirip Karacaova’ya yerleştirerek nüfusu azalan köylerin yeniden iktisadi ve sosyal canlılık kazanmasını sağlamıştır.


​Nüfus Verileri ve Kayıtlar:

​1720 tarihli Müdevver Defteri’ne göre: Karacaova’daki 18 köyün 14’ü doğrudan "Evlâd-ı Fâtihân" köyü statüsündedir (Levent Kayapınar, “Selanik Vilayeti ve Evlâd-ı Fâtihân”).


​1831 tarihli Osmanlı Nüfus Sayımı: Bölgedeki köylerin tamamında tarım ve ipek böcekçiliğiyle uğraşan ya da çeşitli askerî görevleri ifa eden yoğun bir Müslüman-Türk nüfusun varlığını belgelemektedir (Hüsnü Yazıcı, Karacaova/Karacaabad 1831 Yılı Nüfus Defteri).


​4. Bölgedeki Askerî, Sosyal ve İdari Durum

​Askerî Katkılar

​Karacaova, Osmanlı ordusunun insan gücü ihtiyacını karşılamada önemli bir kaynak olmuştur:

​1802 Mısır Seferi için bölgeden 500 asker sevk edilmiştir *(C..AS.. 942–40871)*¹⁶.

​Balkan Savaşları öncesinde ise bölgeden 250 piyade asker talep edildiği kayıtlarda yer almaktadır.


​Vodina Camii

​Fatih Sultan Mehmed Han tarafından inşa ettirilen Vodina Camii, Osmanlı arşiv belgelerinde H.EUM.3.Şb 27/66 numara ile kayıtlıdır¹⁷. Padişah vakfiyesinde yer alan ve vakıf gelirleriyle desteklenen bu cami, yalnızca ibadet edilen dini bir mekân değil, Karacaova’daki Türk-Müslüman varlığının en somut sembolü olmuştur. Söz konusu tarihî yapı, 1919 yılında Yunan güçleri tarafından tahrip edilmiştir.


​Eğitim, İslami Kurumlar ve Nişanlar

​Osmanlı döneminde Karacaova’da inşa edilen camiler, medreseler ve ibtidai mektepler sayesinde dini, sosyal ve kültürel hayat tamamen Türk-İslam kimliğiyle yoğrulmuştur.


​Notya İbtidai Mektebi: 27 Temmuz 1893 tarihli belgeye (H.13-01-1311) göre, Notya köyünde padişahın bizzat maddi desteğiyle bir ibtidai mektep açılmış ve bu okula padişahın ismi verilmiştir.


​Mecidiye Nişanı: 20 Kasım 1892 tarihli belgeye (H.EUM.5.) göre, Notya köyünün ileri gelen şahsiyetlerinden Büyük Mustafa Bey ve Küçük Mustafa Bey, devlete ve bölgeye yaptıkları hizmetlerden dolayı Mecidiye Nişanı ile taltif edilmişlerdir.


​Öğretmen Tayinleri (Osmanlı Arşiv Kayıtları)

​3 Aralık 1913 (MF.MKT.): Fuştanlı muallim Ali Rıza Efendi, Ankara’ya tayin edilmiştir.

​Gabrişte Köyü: Muallim Yusuf Ziyaeddin Efendi, Adana Karaisalı Rüştiyesi’ne atanmıştır.

​Gastelop Köyü: Köy halkı, Mahmud oğlu Hüseyin Efendi’nin yeniden muallim olarak köylerine atanması yönünde resmî talepte bulunmuştur.


​5. Sözlü Tarih Kaynakları

​Süleyman Ilgaz (Doğum: 1900, Gustulup):

​"Gustulup tamamen bir Türk köyüydü. Köyümüzde camimiz, medresemiz ve değirmenimiz vardı. Hasan, Mehmet ve Muhammed hocalar bizlere Kur’an-ı Kerim öğretirdi. Durumumuz oldukça iyiydi, zengindik."

(İskender Özsoy, İki Vatan Yorgunları: Mübadele Acısını Yaşayanlar, s. ...)


​Ali Solmaz (Doğum: 1898, Kapiyani):

​"Bin hanelik köyümüzün tamamı Türklerden oluşuyordu. Sadece 40–50 hane kadar Hristiyan (Rum, Bulgar ve Roman) nüfus vardı. Onlar bize 'ağa' der, yanımızda işçi olarak çalışırlardı."

(İskender Özsoy, İki Vatan Yorgunları: Mübadele Acısını Yaşayanlar, s. ...)


​Abdullah Arıç (Büyükelçi) (Doğum: 1894, Fuştan):

​"Fuştan, yaklaşık 500 hanelik bir Türk köyüydü. Nahiye müdürümüz, Mustafa Kemal Atatürk’ün eniştesi Ohrili Faik Bey’di. Yunan çeteleri çevre köyleri yaktığında, biz bu acı olayları tepelerden korkuyla izledik."

(Tercüman Gazetesi Röportajı)


​6. Tarihsel Verilerle Bölgedeki Köy Yapısı ve Karşılaştırmalar

​Dönemlere Göre Köy Sayılarının Analizi (1530 - 1894)

KazaToplam Köy Sayısı

Evlâd-ı Fâtihân Kayıtlı Köy Sayısı


1530 Yenice-i Vardar (40 köy)

Vodina (32 köy),

Olivir/Karacaova (24 köy)


1720 yılı Karacaova (Karacaabad) 

Nahiyesi

18 Köyün

14 Köyü evladı fatihan


1894 Selanik Salnamesine Göre

Vodina: 64 köy

Yenice-i Vardar: 63 köy Karacaabad: 19 köy


​1530-1720 Yılları Arasındaki Değişim:

Bölgedeki köy sayısı 96'dan 146'ya çıkarak +50 yeni köy artışı kaydetmiştir. Bu artış, sistemli Türk-Müslüman iskânının en somut göstergesidir.


​Evlâd-ı Fâtihân Köylerinin Oranı (1720): 

Karacaova nahiyesine bağlı 18 köyün 14’ü doğrudan Evlâd-ı Fâtihân ve hanekeş statüsündedir. Bu köyler; Gustulüp, Fuştan, Prodrom, Kuzişen, Kırlat, İslatina, Nevahor, Ranislav, Gabrişte, İzvor, Novasel, Rujina, Severin ve İstranişte'dir.


​Evlâd-ı Fâtihân Statüsü ve Vergilendirme:


Osmanlı idari sisteminde bir köy "Evlâd-ı Fâtihân" statüsünde ise askerî yükümlülüklerine karşılık belirli vergi muafiyetlerine sahip olurdu. Aynı köyde ikamet eden ve askerî yükümlülüğü bulunmayan sivil mükellefler ise "hanekeş" olarak kaydedilir ve normal vergilerini öderlerdi.


​7. Lozan Mübadele Süreci


 (1923–1924) ve Dilsel Kimlik

​30 Ocak 1923 tarihli Lozan Antlaşması Mübadele Protokolü²⁸ uyarınca, Karacaova’da yaşayan Türk ve Müslüman nüfus, mübadele kapsamında Türkiye Cumhuriyeti topraklarına göç etmiştir.

Karacaova'dan göç eden Türkler iki dilli bir yaşam sürüyordu. Ana dilleri Türkçeydi. Ancak komşularıyla, pazarda, çarşıda ve günlük hayatta anlaşabilmek için Karacaova'da konuşulan yerel Slav lehçesini de biliyor ve konuşuyorlardı. Bu konuşma dili, bugünkü Makedoncaya, Bulgarcaya, Pomakçaya ve Ulahçaya benzese de onlardan farklıydı. Kendine özgü kelimeleri, söyleyiş biçimi ve ağız özellikleri olan,  Karacaova ve çevresinde konuşulan yerel bir lehçeydi. Bu nedenle Karacaova'dan gelenler bu dili kolayca anlıyor ve konuşurken, bölgenin dışından gelenler her zaman aynı kolaylıkla anlayamıyordu.


"Hamdi Bey'in Raporuna Göre Lozan Mübadelesi Öncesinde Yunanistan'daki Türklerin Durumu", Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi. Hamdi Bey'in 1923 tarihli raporundan aktarılan verilere göre Vodina ve Karacaova'da 25.000 Türk nüfusunun 9.140'ı yardıma muhtaçtır. �

​Sonuç

​Karacaova (Karacaabad) bölgesi, gerek Osmanlı öncesi dönemde gerekse Osmanlı idaresi altında Türk ve Müslüman iskânına ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı Devleti’nin uyguladığı planlı iskân politikaları ve askerî teşkilatlanma (Evlâd-ı Fâtihân) sayesinde bölge; stratejik, sosyal ve kültürel açıdan Osmanlı Rumelisi’nin  Türk-Müslüman merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Yüzyıllar boyunca korunan bu sosyo-kültürel miras, 1923 yılındaki Lozan Mübadelesi ile birlikte Anadolu topraklarına taşınarak yaşatılmaya devam etmiştir.


​Kaynakça

​Anna Komnene. Alexiad. Çev. E.R.A. Sewter. London: Penguin, 2003.


​Zonaras, Ioannes. Epitome Historiarum. Bonn: Weber, 1897.


​Akdes Nimet Kurat. Peçenek Tarihi. Ankara: TTK, 1937.


​Halil İnalcık. Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet. İstanbul: Kronik, 2016.


​Gökbilgin, M. Tayyib. Rumeli’de Yörükler, Tatarlar ve Evlâd-ı Fâtihân. İstanbul: İÜEF, 1957.


​Tuma, Anton. Die Türken in Europa.


​Kayapınar, Levent. “Selanik Vilayeti ve Evlâd-ı Fâtihân”, Mübadil Kentler: Yunanistan, Lozan Mübadilleri Vakfı Yayınları, İstanbul, 2012, s. 48-106.


​Yazıcı, Hüsnü. Karacaova/Karacaabad 1831 Yılı Nüfus Defteri. İstanbul: Yazar Yayınları, 2023.


​T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA) Belgeleri:

​C..AS.. 942–40871

​H.EUM.3.Şb 27/66

​H.EUM.5.

​H.13-01-1311

​MF.MKT.


​Lozan Mübadele Protokolü, 1923.


​Özsoy, İskender. İki Vatan Yorgunları: Mübadele Acısını Yaşayanlar. İstanbul: Bağlam Yayıncılık, 2003.


​Tercüman Gazetesi, Abdullah Arıç Röportajı.


​Yazar Hakkında (Özgeçmiş)

​Hüsnü Yazıcı, 1964 yılında İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Bahçeköy’de doğdu. Ticaret hayatına 1980’li yıllarda adım attı. Sosyal ve idari alanda aktif bir rol üstlenerek; Bahçeköy Spor Kulübü Başkanlığı, Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, iki dönem Belediye Meclis Üyeliği, DYP Belde Başkanlığı, İsmar Marketçiler Derneği Kurucu Üyeliği ve Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Kurucu Üyeliği görevlerinde bulundu.

​1923 Lozan Mübadesi ve Balkan coğrafyası, özellikle de Karacaova bölgesi üzerine kapsamlı araştırmalar yürüten Yazıcı; Osmanlı arşiv belgeleri ve sözlü tarih metotlarını kullanarak bölge tarihine ışık tutan çok sayıda eser kaleme almıştır.

​Yayınlanmış Eserleri:

​Dünden Bugüne Sarıyer’in Bahçeköy’ü

​Karacaova ve Göstelup Köyü

​Karacaova/Karacaabad 1831 Yılı Nüfus Defteri

​Selanik Karacaova Bölgesi Mübadele Köylerinden Gelen Aileler

​Selanik’ten Sarıyer’e