Translate

12 Ekim 2026 Pazartesi

KARACAABAD /KARACAOVA MUHACİRLERİNİN İSKÂN EDİLDİĞİ YERLER

 KARACAABAD /KARACAOVA MUHACİRLERİNİN İSKÂN EDİLDİĞİ YERLER

Devlet Arşivleri kayıtlarına göre 1923–1929


Selanik Vilayeti – Vodina Kazası – Karacaabad Nahiyesi muhacirleri




Devlet arşivi belgelerinde iskân edilen yerler


* Silivri – Çanta: 21 Nisan 1923 tarihli kayıtta Karacaabad muhacirlerinden 80 kişinin iskânı.


* Kemerburgaz: 27 Ekim 1924 tarihli kayıtta Balıkesir’den gelen 230 hanenin iskânı.


* Düzce: 4 Ocak 1925 tarihli kayıtta Salih’in hâlâ iskân edilemediği ve perişan durumda olduğu belirtiliyor.


* Mürefte (Çanakkale): 16 Haziran 1925 tarihli kayıtta altı hanenin Edirne’deki akrabalarının yanına gidebileceği belirtiliyor.


* Bilecik – Osmaneli: 13 Kasım 1925 tarihli kayıtta Molla Mehmet’in yardım ve iskân isteği.


* Şarköy: Karacaabad mübadillerinden Molla Hüseyin’e verilen dükkânın geri alınması ve kendisine gayrimenkul ile para verilmesi hakkında 20 Mart 1928 tarihli kayıt.


* Bursa – Muradiye: Ayşe ve İdris’e ait tasfiye talepnamesi.


* Amasya: Ali kızı Hatice ile Veli ve Mustafa oğlu Sait hakkında kayıtlar.


* Manisa – Akhisar: Zeliha, Hasan Ağa ve Fatma hakkında kayıtlar.


* Eskişehir: Ayşe ve oğlu Yusuf’un iskânına ilişkin kayıt.


* Kırklareli – Vize: Mahmut ve Osman oğlu İlyas hakkında kayıt.


* İstanbul – Fener: Şevki oğlu Ziya, Emine ve oğlu Kemal hakkında kayıt.


* İstanbul – Üsküdar: Hüseyin kızı Zeynep hakkında kayıt.


* İstanbul – Çatalca ve Silivri: Karacaabad’ın Notya köyünden gelen çeşitli ailelerin iskân kayıtları.


* Edirne – Kavaklı: Yusuf oğullarından Hasan oğlu Hüseyin hakkında kayıt.


### Arşiv kayıtlarının gösterdiği


Karacaabad muhacirleri, mübadele sonrasında Türkiye’nin farklı bölgelerine yerleştirilmiştir. Kayıtlarda İstanbul, Bursa, Çanakkale, Edirne, Bilecik, Düzce, Amasya, Manisa, Eskişehir ve başka yerleşim merkezleri geçmektedir.


Kaynak: T.C. Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhuriyet Arşivi; iskân ve tasfiye talepnamelerine ilişkin belgeler.

Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü Yazıcı 


#Karacaova #karacaabad #mübadele #iskan #mübadil #karacaovamübadilleri


11 Ekim 2026 Pazar

Mübadele konuşması ve plaket töreni


 








BAĞIMSIZ ARAŞTIRMACI YAZAR NEDİR


 

BAĞIMSIZ ARAŞTIRMACI YAZAR NEDİR?


Herhangi bir üniversite, sivil toplum kuruluşu, kamu kurumu veya düşünce kuruluşuna resmî olarak bağlı bulunmadan, kendi imkanları ile araştırma yürüten ve bu çalışmalarını kitap, makale ya da rapor olarak yayınlayan kişidir.


10 Ekim 2026 Cumartesi

TARİHÎ BELGE DİYE HER GAZETE HABERİNE İNANMAYIN!


 


TARİHÎ BELGE DİYE HER GAZETE HABERİNE İNANMAYIN!

KARACAOVA AĞIT ARŞİVLER İLE UYUMLU DİĞERİ KAFADAN ATMIŞ


Bir tarafta, babası Fuştan’da müdürlük yapmış, kendisi mübadele döneminde Türkiye’ye gelmiş bir emekli büyükelçinin Fuştan köyünün  Türk olduğunu ve aile anlatımı; diğer tarafta Karacaova’yı anlatırken Fuştan köyünü Ulahlarla ilişkilendiren bir gazeteci


Gazeteci mübadil değil; yazdığı haber de tek başına tarihî belge sayılamaz. 


Tarih, kişilerin yorumuyla değil; nüfus kayıtları, arşiv belgeleri ve güvenilir kaynaklarla ortaya çıkar. Yanlış bilgiyi belge diye paylaşmak, tarihe değil yanlışa hizmet eder


Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü Yazıcı


#karacaova #gazetehaberi


KARACAOVA’DA TÜRK İSKÂNI


 


### KARACAOVA’DA TÜRK İSKÂNI


Karacaova torunu olduğunu söyleyen bazı kişiler, Karacaova bölgesindeki Türk iskânını görmemekte veya küçümsemektedir. 1530 yılını esas almış, öncesindeki ve sonrasındaki tarihleri dikkate almamışlardır.


Biz, 1530 yılı sonrasını arşiv belgeleriyle ortaya koyduk ve paylaştık.


Şimdi de 1530 yılı öncesine, Osmanlı’dan önceki döneme, 1100’lü yıllara gidelim. Peçenek, Kuman ve Uz Türklerinin tarihini, Bizans arşivlerinden mühürlü ve belgeli kayıtlarla ortaya koyduk.


Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü Yazıcı


ŞAHSIMI KÜÇÜMSEMEKLE DEĞİL, BELGELERİMLE YÜZLEŞİN!


 


ŞAHSIMI KÜÇÜMSEMEKLE DEĞİL, BELGELERİMLE YÜZLEŞİN!

İyi ki Osmanlı, Cumhuriyet ve yabancı devlet arşivleri var. Çünkü tarihî iddialar kişisel yorumlarla değil, arşiv kayıtları, güvenilir kaynaklar ve bilimsel araştırmalarla doğrulanmalıdır.


2007'DEN BUGÜNE KARACAOVA ARAŞTIRMALARIM


2007 yılında Karacaova bölgesi hakkında internette ilk bilgi paylaşım gruplarını kuran, resmî belgelere dayalı yayınlar yapan ve kitaplar yazan kişilerden biri olmak bana kısmet oldu. Tanımadığım, benden yardım isteyen, dedelerinin adını ve köyünü bulmamı rica eden birçok kişiye elimden geldiğince yardımcı oldum. Bazılarını kurduğum gruplara yönetici yaptım.


Ne yazık ki Facebook hesabım çalındığı için yıllarca emek verdiğim eski paylaşımlarım kayboldu. Ancak bu paylaşımların internetin farklı yerlerinde kopyalarının bulunabileceğini düşünüyorum.


Ben bu işe dün başlamadım. Yıllardır Karacaova'nın tarihini, ailelerin geçmişini, köylerin kayıtlarını ve mübadele tarihini araştırıyorum.


1530 İDDİASI: BELGENİZİ GÖSTERİN!


Karacaova tarihini 1530 yılına sabitleyenlere soruyorum: Arşivlerde farklı dönemlere ait kayıtlar varken bölge tarihini neden tek bir yıla indirgiyorsunuz?


Bir tarihî iddiada bulunmak herkesin hakkıdır. Ancak iddianın dayanağı da ortaya konulmalıdır. Belge gösteremediğinizde neden kaynakları tartışmak yerine kişisel tartışmalara yöneliyorsunuz?


Benim beklentim çok açık: İddianızı ortaya koyun, dayandığınız arşivi ve belgeyi gösterin, belgenin hangi bölümünün iddianızı desteklediğini açıklayın. Gerisini kaynaklar ve tarihî kayıtlar ortaya koysun.


DNA MESELESİ: BİR KİŞİ BÜTÜN BİR BÖLGEYİ TEMSİL ETMEZ!


DNA testi üzerinden kimlik ve köken tartışması açanlara da sözüm var.


Benim araştırmalarımın dayanağı ailemin tarihî izleri, resmî arşiv belgeleri ve yıllardır üzerinde çalıştığım kaynaklardır. Kendi soy geçmişimi araştırmak için DNA testine ihtiyaç duymuyorum.


Ancak asıl mesele benim DNA testi yaptırıp yaptırmamam değildir. Bir kişinin DNA sonucundan hareketle bütün Karacaova bölgesinin kökeni hakkında kesin hükümler vermek hangi bilimsel temele dayanmaktadır?


DNA verileri belirli sorulara cevap verebilir; fakat tek bir kişinin sonucu, tek başına bütün bir bölgenin tarihini, nüfus yapısını ve geçmişini temsil etmez. Tarihî belgeler, nüfus kayıtları, göçler ve diğer güvenilir kaynaklar da dikkate alınmalıdır.


KİTAPLARIM VE YILLARIN EMEĞİM


Karacaova, mübadele ve aile tarihleri üzerine beş kitap yazdım. Kitaplarımın dünya üniversite kütüphanelerinde yer aldığını, eserlerimden birinin de Amerika'da bir üniversite projesinde bulunduğunu belirtiyorum. Dileyenler eser adları üzerinden katalogları ve ilgili kayıtları araştırabilir.


Ben bu çalışmaları kendi imkânlarımla yürüttüm. Zamanımı, emeğimi ve imkânlarımı geçmişimizi araştırmaya ayırdım. Amacım insanlara ailelerinin tarihini, geldikleri köyleri ve geçmişte yaşananları kaynaklara dayanarak anlatabilmekti.


Elbette her araştırma eleştirilebilir, her bilgi yeniden incelenebilir. Ben de araştırmalarımın kaynaklar üzerinden değerlendirilmesine açığım. Ancak eleştiri ile emeği küçümsemek aynı şey değildir.


BEN TARİHÇİ DEĞİL, BAĞIMSIZ ARAŞTIRMACI YAZARIM!


Ben kendimi tarihçi olarak değil, bağımsız araştırmacı yazar olarak tanımlıyorum. Hiçbir üniversiteye veya kuruma bağlı değilim. Kendi imkânlarımla araştırıyor, belgeleri inceliyor ve yayımlıyorum.


Benim için önemli olan unvan değil, doğru bilgiyi güvenilir kaynaklarla ortaya koymaktır. Bir insanın üniversiteye bağlı olmaması, yaptığı araştırmaların peşinen değersiz sayılmasını gerektirmez. Aynı şekilde, herhangi bir unvan da bir iddiayı tek başına doğru yapmaz. Önemli olan kanıt, yöntem ve kaynakların güvenilirliğidir.


EMEĞİMİ KÜÇÜMSEYENLERE SÖZÜM VAR!


Benim şahsımla ilgili adımı vermeden küçümseyici ifadeler kullanarak emeğimi değersizleştirmeye çalışanlara şunu söylemek istiyorum:


Benim araştırmalarıma yönelik bir eleştiriniz varsa, kişiliğim üzerinden değil, ortaya koyduğum bilgi ve belgeler üzerinden konuşun. Bir iddianız varsa belgenizi ve kaynağınızı gösterin.


Yıllardır araştırma yapan, kitaplar yazan ve insanlara aile geçmişlerini bulmaları için yardımcı olan bir kişinin emeğini küçümsemek, o emeği ortadan kaldırmaz. Kişisel tartışmalarla araştırmaları değersizleştirmek de hiçbir iddiayı kanıtlamaz.


Eleştiri başka, emeği küçümsemek başkadır!


Ben kimseyle kişisel bir hesaplaşma peşinde değilim. Ancak yılların emeğinin görmezden gelinmesine, araştırmalarımın kaynak gösterilmeden değersizleştirilmesine de sessiz kalmak zorunda değilim.


Ben iddialarımı belge ve kaynaklarla savunuyorum. Herkesten de aynı ciddiyeti bekliyorum. Tartışmak isteyen varsa ortaya koyduğum çalışmaları ve belgeleri tartışsın; kişiliğim üzerinden değil, bilimsel ölçütler üzerinden değerlendirme yapsın.


MÜBADİL TORUNLARINA ÇAĞRIM


Mübadil torunlarına çağrım şudur: Sosyal medyada gördüğünüz her bilgiyi sorgulayın. Resmî belge ve kaynak isteyin. Gösterilen belgelerin gerçekten iddiayı destekleyip desteklemediğini inceleyin. Bir paylaşımın çok sayıda kişi tarafından yapılması, onu kendiliğinden doğru hâle getirmez.


Geçmişimizi araştırırken farklı görüşlere açık olalım; ancak kanıtsız iddiaları da sorgulamaktan çekinmeyelim. Karacaova tarihini anlamak için farklı dönemlere ait kayıtları, nüfus defterlerini, göç belgelerini ve güvenilir tarihî kaynakları birlikte değerlendirelim.


SON SÖZÜM


Ben her paylaşımımın altına adımı ve imzamı atıyorum. Yaptığım araştırmaların sorumluluğunu taşıyorum. Yanlışım varsa belgesiyle gösterilsin; doğrum varsa da kişisel tartışmalarla gölgelenmeye çalışılmasın.


Karacaova tarihi hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. Benim de amacım bu tarihi kendime mal etmek değil, belgeler ışığında araştırmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.


İddiası olan belgesini göstersin. Eleştirecek olan kaynağı incelesin. Emeğe saygı duymayanlar da şunu bilsin: Bir insanın yıllarını verdiği araştırmayı küçümsemek, tarihî gerçekleri değiştirmez.


Tarih, kişisel çekişmelerle değil; belge, kaynak, araştırma ve bilimsel değerlendirmeyle yazılır.


Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü YAZICI


#karacaova #Karacaabad  #karacaovaköyleri #karacaovamübadilleri #mübadele #mübadil #selanik #rumeli


9 Ekim 2026 Cuma