Translate

2 Şubat 2026 Pazartesi

 7 Ocak 1930 tarihi itibarıyla

İstanbul ve kazalarına yerleştirilen mübadil ve muhacirler

Cumhuriyet arşiv kayıtlarına göre, 7 Ocak 1930 tarihinde İstanbul vilayeti ve kazalarına yerleştirilen mübadil ve muhacirlerin sayısı aşağıdaki gibidir:

İstanbul Merkez Kazası:

Kadın 6.941 – Erkek 8.370 – Toplam 15.311

Beyoğlu:

Kadın 4.710 – Erkek 5.528 – Toplam 10.238

Üsküdar:

Kadın 4.117 – Erkek 1.463 – Toplam 2.574

Adalar:

Kadın 43 – Erkek 53 – Toplam 96

Bakırköy:

Kadın 1.300 – Erkek 1.161 – Toplam 2.461

Çatalca:

Kadın 6.546 – Erkek 6.911 – Toplam 13.427

Şile:

Kadın 16 – Erkek 29 – Toplam 45

Kartal:

Kadın 2.196 – Erkek 2.163 – Toplam 4.359

Beykoz:

Kadın 250 – Erkek 308 – Toplam 558

Silivri:

Kadın 1.209 – Erkek 8.073 – Toplam 9.282

Genel toplam:

Kadın 24.292 – Erkek 34.054 – Toplam 58.346 kişi.

Bu rakamlar, mübadele ve Balkan göçleri sonrası İstanbul’da kalıcı olarak nüfusa dâhil edilen mübadil ve muhacirleri göstermektedir. 1930 yılı itibarıyla bu kişiler artık geçici iskân kapsamında değil, İstanbul nüfusunun bir parçası olarak kabul edilmiştir.

1927 ve 1935 genel nüfus sayımları birlikte değerlendirildiğinde, 1930 yılı itibarıyla İstanbul’un nüfusu yaklaşık 780.000 kişi olarak kabul edilmektedir. Buna göre, İstanbul’a yerleştirilen 58.346 mübadil ve muhacir, toplam nüfusun yaklaşık yüzde 7–8’ini oluşturmaktadır.

Kaynak:

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri

272-0-0-11 / İskân

07.01.1930


Hüsnü Yazıcı

Bağımsız araştırmacı yazar


#rumeli

#balkan

#mübadil

#mübadele

#iskan







1 Şubat 2026 Pazar

 1924 tarihli bu belge, kasabalarda terk edilmiş evler bulunmasına rağmen bu evlerin asker ve bazı memurların ileri gelenleri tarafından işgal edildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle mübadeleyle gelen muhacirler barınacak yer bulamıyor, cami köşelerinde kalmak zorunda bırakılıyor. Devlet, yaşanan bu açık adaletsizliği tespit ederek işgal edilen terk evlerin muhacirlere verilmesini istiyor. Bu kayıt, mübadele sonrası dönemde muhacirlerin nasıl bir barınma kriziyle karşı karşıya kaldığını ve yerel düzeydeki keyfî uygulamaları açık biçimde göstermektedir.




 


Mübadele resmen 1923 Lozan Anlaşması ile yapıldı.

Ama sistem o tarihte kurulmadı.

19 Ocak 1916 tarihli İSKAN belgesi, devletin mülkiyet ve iskân politikasını çok daha önce belirlediğini gösteriyor.

Bu belgede, geldiği yerde mal bırakanlarla, herhangi bir karşılığı olmayan göçmenler ayrı statüde değerlendiriliyor.

Devlet şunu net koyuyor:

Mal bırakanlar karşılık esaslı, diğerleri ise yardım esaslı iskân edilir.

Özetle:

1916’da kural kondu

1923’te uluslararası anlaşmayla uygulandı

Mübadele ani bir karar değil, önceden hazırlanmış bir devlet politikasıdır.

Belgeli ✅

Kaynak: T.C. Devlet Arşivleri Başkanlığı – İSKAN Fonu

272-0-0-11 / 9-21-4 (19.01.19




16)

https://www.devletarsivleri.gov.tr