Translate

8 Mart 2026 Pazar

Google yerel rehber Hüsnü Yazıcı



Google dan gelen mail

 

4 Mart 2026 Çarşamba


 


Karacaova’dan mübadele ile gelen büyüklerimizin anlattıklarına göre köylerde bazı aileler kendilerini “soy aile” olarak tanımlardı. Bu ifade soyluluk anlamında değil, köyde köklü ve itibarlı kabul edilen aileleri anlatmak için kullanılırdı. Bu ailelerin çoğu geçmişte askerlik yapmış, devlet hizmetinde bulunmuş veya geniş arazi ve çiftlik sahibi olmuş kimselerin soyundan gelirdi. Köy içinde sözü dinlenen, muhtarlık veya köy işlerinde öne çıkan aileler genellikle bu ailelerdi.

Bu ailelerin geniş tarla, bağ ve çiftlik arazileri bulunurdu. Tarım işleri yürütülürken pulyart denilen bazı aileler de yanlarında çalışırdı.

Aynı köylerde yaşayan bazı aileler için halk arasında “pulyart” gibi ifadeler kullanıldığı büyüklerin sözlü anlatımlarında yer alır. Bu tabir genellikle küçük toprağı olan veya kendi emeğiyle çalışan köylüler için söylenen bir lakaptı. Resmî bir sınıf adı değil, köy içinde kullanılan sosyal bir ifade niteliğindeydi.

Büyüklerimizin anlattığına göre, bizim ailelerimiz Karacaova’ya iskân edildiğinde bu insanlar zaten o köylerde yaşıyorlardı. Bu bilgiler birinci kuşak mübadillerin sözlü anlatımlarına dayanmaktadır.

Durum: Sözlü anlatım ⚠️


 

Marteniçka, Balkanlarda 1 Mart günü takılan kırmızı-beyaz ipten yapılmış küçük süslerdir. Baharın gelişini simgeler. Bu gelenek özellikle Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Moldova’da görülür. İnsanlar bunu bileklik ya da rozet şeklinde takar; sağlık ve bereket dileğiyle taşır. İlk leylek görüldüğünde ya da ilk çiçek açtığında çıkarılıp bir ağaca bağlanması adettir..

Bu gelenek bir millete ait değildir; Balkan coğrafyasında yaşayan halkların ortak bahar geleneğidir. Türk kültürünün asli bayramlarından biri sayılmaz. Ancak Balkanlardan göç etmiş bazı ailelerde hatıra olarak yaşatıldığı görülür.


2017 yılında UNESCO tarafından “Martenitsa” adıyla Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alınmıştır.


Bağımsız Araştırmacı Yazar Hüsnü Yazıcı


#rumeli #balkan #mübadele #marteniçka

2 Mart 2026 Pazartesi

Daire sahibi

 DAİRE SAHİBİNİN KİRA İLE İLGİLİ BİLGİSİ 

Aylık 30.000 TL’ye kiraya verdiğim, 40 yıllık, 5 katlı bir apartmandaki daire üzerinden net tabloyu ortaya koyuyorum.

Yıllık brüt kira geliri:

30.000 TL x 12 ay = 360.000 TL

Bu rakam kâğıt üzerindeki gelir. Gerçek tablo aşağıdadır:

1) Kira Gelir Vergisi

İstisna düşüldükten sonra kalan tutar gelir vergisi tarifesine göre vergilendiriliyor. Bu seviyedeki kira için yıllık vergi yaklaşık 50.000–70.000 TL bandına çıkabiliyor. Bu da yaklaşık 2 aylık kiraya karşılık geliyor.

2) Emlak Vergisi

Büyükşehir tarifesine göre hesaplanıyor. Dairenin rayiç değerine bağlı olarak yıllık ortalama 5.000–10.000 TL aralığında. Yaklaşık yarım aylık kira.

3) DASK

Zorunlu deprem sigortası. Bina yaşı 40 olduğu için prim daha yüksek. Yıllık birkaç bin TL.

4) Konut Sigortası (Özel Sigorta)

Risk artışı nedeniyle prim yükseliyor. Ortalama 5.000–10.000 TL bandı.

5) Bakım ve Tamirat

40 yıllık bina demek; tesisat, çatı, boya, elektrik, su kaçağı, kombi, asansör payı gibi sürekli risk demektir. Kiracı değişimlerinde boya, temizlik, tadilat gideri oluşur. Yıllık ortalama 30.000 TL’yi bulması şaşırtıcı değildir. Bazen daha fazlası çıkar.

Toplamda tablo şudur:

360.000 TL brüt gelirin yaklaşık 120.000–150.000 TL’si vergi ve zorunlu giderlere gidebilir.

Yani 12 aylık gelirin 4 ila 5 ayı sistem ve masraf kalemlerine gider. Kalan 7–8 ay net kazanç gibi görünse de, enflasyon ve paranın reel değeri hesaba katıldığında tablo daha da daralır.

Kâğıt üzerindeki kira ile cebe giren net gelir aynı şey değildir. Gerçek hesap net üzerinden yapılır.

Bağımsız araştırmacı yazar Hüsnü Yazıcı