Neden Bağımsız Araştırmacı Kimliğini Seçtim?
Türkiye’de akademik çalışmaların ana gövdesini üniversite kadroları oluşturur. Ancak gerçek bilgi, her zaman bir kampüsün duvarları arasında şekillenmez. Bugün Türkiye genelinde, çalışmaları uluslararası projelerde (Binghamton Üniversitesi, FamilySearch vb.) birincil kaynak kabul edilen nitelikli Bağımsız Araştırmacı sayısı 10-20 kişiyi geçmemektedir. Ben, bu dar ama akademik karşılığı yüksek grubun bir ferdi olarak yoluma devam ediyorum.
Diplomalar Eskir, Eserler Kalır!
Pek çok kişi bana "Neden bir üniversite çatısı altında değilsin?" diye sorabilir. Cevabım net: Bilgi, unvandan büyüktür.
-
10 Eserlik Bir Külliyat: Bugüne kadar 5 basılı ve 5 e-kitap ile Karacaova’dan Sarıyer’e uzanan devasa bir demografik hafızayı kayıt altına aldım. Bu eserler bugün sadece Türkiye’de değil; Amerika’dan Japonya’ya dünya üniversitelerinin kütüphane raflarında yerini aldı.
-
Küresel Onay: Benim diplomam, hazırladığım nüfus defteri analizlerinin dünyanın en saygın veri tabanlarına "güvenilir kaynak" olarak işlenmesidir.
-
Tam Bağımsızlık: Kendi bütçemle arşivlerin peşine düşmek, belgeleri deşifre ettirip analiz etmek bana kimsenin veremeyeceği bir özgürlük sağlıyor. Ben bir memur değil, bilginin mutfağında çalışan bir müellifim.
Blogum ve Sosyal Medya Grubum: Yaşayan Bir Hafıza
Blogumda (https://www.google.com/search?q=husnuyazici.blogspot.com) sadece geçmişin tozlu sayfalarını değil, bugünün toplumsal meselelerini de yazıyorum. Sosyal medya grubumuzda ise binlerce insanla köklerimizi arıyoruz. Bu, fildişi kulelerde oturarak yapılacak bir iş değil; halkın içinde, veriyle iç içe olmayı gerektiren bir tutkudur.
Sonuç olarak;
Akademik unvanlar emekli olur, diplomaların mürekkebi zamanla solar. Ancak 1831-1904 nüfus defterlerinden çıkardığımız o hakikatler ve ardımızda bıraktığımız 10 kitap, yüzyıllar boyu araştırmacıların önünü aydınlatmaya devam edecektir.
Ben, unvanımı okuldan değil, eserlerimden aldım.
Hüsnü Yazıcı
Bağımsız Araştırmacı Yazar